
sevinci paylaşmak kolay ama kederi öyle mi ? syf:104

Nermin Yıldırım’ın Rüyalar Anlatılmaz romanı, Barselona’da yaşayan Pilar’ın ansızın kaybolan eşi Eyüp’ü aramak için İstanbul’a gelmesiyle açılır. Pilar, daha önce hiç tanışmadığı aile üyeleri ve eski dostlar arasında iz sürerken yanında Eyüp’ün tuttuğu rüya günlüğü vardır. Başlangıçta kişisel bir kayboluşun ipuçları gibi görünen notlar, çocukluk anılarıyla aile içinde yıllarca saklanan yaraları birbirine bağlar.
Anlatı, soruşturma duygusunu rüya ile hatırlama arasındaki belirsizlikten üretir. Pilar yabancı bir şehirde eşinin geçmişini öğrenirken Eyüp’ün kâbusları da sessizliğin yalnız unutmak olmadığını gösterir. Günlük, bir ipucu olmanın yanında bastırılan deneyimlerin dolaylı dili olarak işlev görür. Aile üyelerinin aynı olaylara farklı anlamlar vermesi, gerçeği tek bir itiraf anına indirgemeyen katmanlı bir yapı kurar. Bu yüzden arayışın gerilimi, Eyüp’ün nerede olduğu kadar Pilar’ın tanıdığını sandığı kişiyi yeniden anlamasında da yoğunlaşır. İstanbul ile Barselona, yakınlık ve yabancılık duygularının karşılıklı aynalarına dönüşür. Böylece kayıp bir adamın aranışı, aile travmasının kuşaklar boyunca nasıl taşındığını araştıran psikolojik bir anlatıyla birleşir; konuşmanın iyileştirici olabileceğini söylerken hatırlamanın bedelini de görünür tutar.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

sevinci paylaşmak kolay ama kederi öyle mi ? syf:104
“Rüyalar unutulur, günahlar hatırlanır.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş