
Sevinç Çokum, Rozalya Ana kitabında savaş, göç ve kültürel çözülmenin bireysel hayatlarda bıraktığı izleri öyküler aracılığıyla araştırır. Koleksiyona adını veren anlatı, Kırım Tatarlarının sürgün ve yurt özlemini bir annenin direnci çevresinde yoğunlaştırır. Başka öykülerde Balkanlar, Anadolu şehirleri ve yakın tarihin kırılmaları; evini, dilini veya geçmişle bağını korumaya çalışan insanların bakışından görünür.
Kitabın tarihsel arka planı geniş olsa da anlatı ağırlığını büyük olayların açıklamasına değil, gündelik hayatın küçük işaretlerine verir. Bir eşya, türkü, aile hatırası ya da eski mahalle, kaybedilen yurdun bellekte sürmesini sağlar. Çokum'un farklı coğrafyalara yönelen anlatıcıları, göçü yalnız yer değiştirme olarak değil, kimliğin yeniden kurulması ve kuşaklar arasında aktarılması sorunu olarak ele alır. Kadın karakterlerin taşıdığı hafıza ve dayanıklılık, koleksiyonun öyküleri arasında belirgin bir bağ oluşturur. Duygusal ton yer yer hüzünlü olsa da geçmişi idealize etmekle yetinmez; savaşın ve zorunlu göçün insan ilişkilerindeki bedelini gösterir. Bu nedenle kitabın etkisi, tarihsel kaybı kişisel seslerin sıcaklığıyla birlikte duyurabilmesinden gelir.
Öyküler arasındaki tarihsel bağlar, farklı yurt kayıplarını tek bir deneyim saymadan ortak bir insanlık duygusu üretir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş