
Çok geniş anlamda id kişiliğin biyolojik yönünü, ego psikolojik yönünü ve süperego toplumsal yönlerini oluşturur denilebilir.

Engin Geçtan'ın Psikanaliz ve Sonrası adlı kitabı, insanın görünür davranışlarının arkasındaki duygusal dünyayı anlamaya yönelik düşüncenin Freud'la kazandığı yeni yönü açıklar. İnsanın kendini anlama çabası çok daha eski olsa da Freud, yirminci yüzyılın başında bu arayışa farklı bir nitelik ve hız kazandırır. Ortaya koyduğu başlangıç ve temel kavramlar, etkisini sürdüren psikanalitik düşüncenin hareket noktasını oluşturur.
Yirminci yüzyıl boyunca psikanalizden yola çıkan çeşitli ekoller, Freud'un kuramını tartışır, yeniden yorumlar ve yeni kavrayış biçimleri geliştirir. Adler, Jung, Rank, Horney ve Sullivan bu sürekliliğin öne çıkan isimleri arasındadır. Her yaklaşım insan davranışını ve iç dünyayı farklı bir yönden ele alırken psikanalizin tek bir kurucunun görüşlerine kapanmasını engeller. Bu canlı tartışma, “psikanaliz sonrası” diye adlandırılabilecek geniş düşünce alanını mümkün kılar.
Geçtan, Freud'un kurduğu temellerle sonraki kuramlar arasındaki bağlantıları anlaşılır bir düzen içinde sunar. Çalışma bir yandan temel bir giriş işlevi görürken diğer yandan fikirlerin zaman içinde nasıl dönüşüp çoğaldığını gösterir. Psikanalizin Freud'la başladığı fakat onunla bitmediği düşüncesi, farklı ekolleri karşılaştıran çalışmanın ana eksenini belirler.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Çok geniş anlamda id kişiliğin biyolojik yönünü, ego psikolojik yönünü ve süperego toplumsal yönlerini oluşturur denilebilir.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş