
"İnsan var olduğu günden bu yana sürekli olarak icinde yaşadığı dünyayı ve evreni tanımaya çalışmış ancak bu çabası içinde en az tanıyabildiği varlık yine kendisi olmuştur."

Çağdaş insan, her zamankinden daha çok kişiyle karşılaşırken ilişkilerini daha kısa ve yüzeysel yaşama eğilimi gösterir. Engin Geçtan, İnsan Olmak kitabında bu çelişkiyi yakınlık ihtiyacı ile incinme korkusu arasındaki gerilim üzerinden düşünür. Soğukta birbirine sokulan fakat dikenleri yüzünden canı yanan kirpiler, insan ilişkilerinin temel ikilemini somutlaştırır: Fazla uzaklık yalnızlığı büyütür, ölçüsüz yakınlık ise tarafların sınırlarını zedeler. İnsanların birbirini ısıtabileceği uygun mesafe hazır bir kural değildir; her ilişki içinde yeniden bulunması gereken bir dengedir.
Geçtan'ın yaklaşımında toplumsal ve maddi değişimler, bu denge arayışını daha da önemli hâle getirir. Hızlanan hayat ve çoğalan temaslar, gerçek bağ kurmayı kendiliğinden kolaylaştırmaz. Kişi hem başkalarına ihtiyaç duyar hem de kendi bütünlüğünü korumak ister. Kitap, bu durumu çözülecek basit bir sorun gibi sunmak yerine insan olmanın kalıcı gerilimlerinden biri olarak ele alır. İnsan Olmak, okuru kendisiyle ve çevresiyle kurduğu mesafeyi gözden geçirmeye yönelten; yakınlık, yalnızlık, sorumluluk ve karşılıklı sınırlar hakkında düşünsel bir çerçeve kuran psikoloji odaklı bir incelemedir.
Bookspace topluluğundan 21 gönderi

"İnsan var olduğu günden bu yana sürekli olarak icinde yaşadığı dünyayı ve evreni tanımaya çalışmış ancak bu çabası içinde en az tanıyabildiği varlık yine kendisi olmuştur."
Özgürlük asla boşlukta gerçekleşmez, anarşi değildir. Belirli bir karara "evet" ya da "hayır" demek de değildir. Kendimizi şekillendirip yaratma gücüdür . Özgürlük aslında "olduğumuz şeye dönüşme kapasitesidir"

“Yaşamak, kendisi olabilmeyi ve yaşama etkin bir biçimde katılabilmeyi tanımlar.”

Gerçekten seven biri, bunu sürekli dile getirme gereği duymaz, sevgisini yaşantıya çevirir.

Aslında hepimiz grinin tonlarıyız. Kimimiz daha koyu, kimimiz daha açık.

Kendisine değer vermeyen insan başkalarının duygusal ihtiyaçlarını da algılayamaz.

Böyle bir uygulama olduğunu bugün keşfettim :/

“Eğer bir insan, abartılmış bazı davranışlar gösteriyorsa gerçekte o davranışların tam karşıtı duygular yaşamakta olduğunu da düşünmek gerekir..”

Sevgi açlığı içinde olan bir diğeri, kendisiyle ilgilenen her insanın kendisini sevdiğine inanabilir ve kendisinin de onu sevip sevmediğini anlamaya çalışmaz.

Ya üzülürsem diyerek “İncinmemek için diğer insanlara tereddütle yaklaşıyoruz.”

Bir insanı sevmek, onun gerçeklerini anlamaya çalışmayı da içerir.

İnsan bir zaman tüketicisidir. Üstelik bize ayrılan bu zaman oldukça sınırlıdır da. Ama yine de çoğumuz yapmak istediklerimizi sonsuza dek zamanımız varmışçasına erteleriz. İnsan Olmak -Engin Geçtan

insanın kendi içinde ürettiği kargaşa dış dünyadaki gerçek tehlikelerden çok daha ürkütücüdür..

O reddetmeden ben reddedeyim kaygısı sonucu yalnız kalan insanların sayısı o kadar çoktur ki!

“Yenilgiyle yüzleşme korkusuna tutsak olmak daha büyük bir yenilgidir. İnsan Olmak/ Engin Geçtan

''insan bir zaman tüketicisidir. üstelik bize ayrılan bu zaman oldukça sınırlıdır da. ama yine de çoğumuz yapmak istediklerimizi sonsuza dek zamanımız varmışçasına erteleriz. yaşamımız boyunca yitirdiğimiz bazı şeyleri yeniden elde edebilir ya da yerine başka şeyler koyabiliriz. ama tükettiğimiz zamanı asla!''

İnsanları gerçekten seven biri, bunu sürekli dile getirme gereğini duymaz, sevgisini yaşantıya çevirir. İnsan Olmak -Engin Geçtan

elimde kırmızı kalemle okuduğum bir kitap kendileri, her bir bölüm başında derin bir nefes alıp" bu sefer beni neler bekliyor , acaba ney kafama dank edecek" dediğim bir eser. Gençtan analiz de ve yorum da türk bir Jung gibi davranıyor. ana-baba ve çocuk ile alakalı tespitleri sizi otobüs yolculuklarinda bitmeyen saatleri dakikalara indirgiyor. Okudukça kitaptan uzaklaşma, uzaklaştıkça utanma belirtileri gösteriyorsunuz.. gerçek her zaman birazda rahatsız edicidir.. baş ucu kitabı arıyorsanız yatmadan 30 40 sayfa okuyup manalı bir UÖO geçirmek istiyorsanız (uyuma öncesi overthink) Gençtan ile hoşunuza gitmeyecek kısa bir maceraya çıkmanın tam vakti ** soytarı.. doğduğunuz ev kaderinizdir, ve bu sizin en büyük lanetiniz ve de şansınızdir...

bu kitap hakkında bir şeyler zaten paylaşmıştım ama yetmiyor cidden.. herkesin bir kırılma kitabı vardır. Benimkisi de bu afacan şey işte , insanın insan olabilmek için bir ömür harcadığını hatta aslında özel sandığımız yaşamlarımızın birbirine ne kadar benzediğini her bir bölümünde biraz daha içselleştiriyorum. herşeyin herşeye benzediği bu dönemde. Siz;siz olun, siz olun:)

Kusurlu bir yanımızla yüzleşip bunu kabul edebilirsek, bu yanımızın bir süre sonra ortadan kalkma olasılığı da artar. İnsan Olmak -Engin Geçtan

"İnsan, varolduğu günden bu yana sürekli olarak, içinde yaşadığı dünyayı ve evreni tanımaya ve anlamaya çalışmış, ancak bu çabası içinde en az tanıyabildiği varlık yine kendisi olmuştur."
“İnsan var olduğu günden bu yana sürekli olarak içinde yaşadığı dünyayı ve evreni tanımaya çalışmış ancak bu çabası içinde en az tanıyabildiği varlık yine kendisi olmuştur.”
“herkesin çocukluk döneminde birşey aksar.”
“Anlamlı bir yaşam gerçekleştiremeyen insan için için suçlanır ve bu duygusuyla yüzleşmemek için pekiştirdiği kaçınma mekanizmaları giderek kendisine daha da yabancılaşmasına neden olur. Zaman sınırlılığının bu baskısı…”
“Çünkü her bir insan kendi benliğiyle yüzleşmeyi göze alabildiği ve değişmeyi istediği oranda değişebilir.” Kitap önerin için teşekkür ediyorum @gozde__yasin bu kitaptan çok şey öğrendim. Öğrencilerimin ailelerine de bu…”
“İnsan eskisinden çok daha fazla insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişki kurma eğilimindedir. Bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. Kirpiler ısınabilmek için, birbirlerine…”
“Kendisine değer verilmemiş bir insan bir başkasına değer veremez. Bunu sonradan öğrenebilmesi de ancak kendisine değer verebilmeye başladıktan sonra işleyebilen iki yönlü bir süreçtir. Bir başka deyişle, insan kendine…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş