
Kader, bir nehir gibidir; coştuğunda kıyıları yıkar, ama sakinken barajlar ve kanallar inşa ederek onun zararlarını engelleyebilirsiniz.

Niccolò Machiavelli, Prens'te bir hükümdarın iktidarı nasıl ele geçirdiğini, koruduğunu ve değişen koşullara göre nasıl hareket etmesi gerektiğini inceler. İtalya'nın siyasal parçalanmışlığını arka planda tutan metin; miras yoluyla gelen yönetimlerle yeni kazanılan devletleri, askerî güç türlerini, halkın desteğini ve soylularla ilişkileri farklı örnekler üzerinden karşılaştırır. Machiavelli'nin ölçütü yöneticinin niyetinden çok kararlarının devleti ayakta tutup tutmadığıdır. Bu nedenle geleneksel erdem anlayışıyla siyasal zorunluluk arasında rahatsız edici bir mesafe kurar.
Kitap, sevilen mi yoksa korkulan mı olmanın güvenli olduğu, verilen sözün hangi koşullarda tutulacağı ve talihin etkisine karşı hazırlığın nasıl yapılacağı gibi soruları açık bir gerçekçilikle tartışır. Machiavelli acımasızlığı sınırsız bir amaç olarak övmez; zamanında ve denetimli kullanılmayan şiddetin yönetimi zayıflatacağını belirtir. Kendi ordusuna dayanmak, koşulları doğru okumak ve karar anında tereddüt etmemek başarılı hükümdarın temel nitelikleridir. Tarihsel örnekler soyut ilkeleri sınayan vaka çalışmaları işlevi görür. Prens, siyaseti ideal ahlakın uzantısı olarak değil güç, kurum, risk ve sonuçların ayrı bir alanı olarak ele alan, modern siyasal düşünce üzerinde kalıcı etkisi bulunan kısa ve tartışmalı bir incelemedir.
Bookspace topluluğundan 27 gönderi

Kader, bir nehir gibidir; coştuğunda kıyıları yıkar, ama sakinken barajlar ve kanallar inşa ederek onun zararlarını engelleyebilirsiniz.

Üç tür beyin vardır: Biri kendiliğinden anlar, öteki başkalarının açıkladığını anlar, üçüncüsü ise ne kendiliğinden anlar ne başkaları aracılığıyla...

eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir erdemini yitiren millet bir gün vatanını yitirir.

İnsanları değiştirmeye çalışmayın, onları olduğu gibi reddedin.

Kötülüklerin hepsi bir arada ve tek seferde yapılmalıdır ki tadı az hissedilsin ve daha az tepki çeksin; iyilikler ise azar azar yapılmalıdır ki tadı daha çok çıkarılsın.

Güvenini insanlar üzerine kuran onu bataklığın üzerine kurmuş olur.

İnsanları değiştirmeye çalışmayın , onları olduğu gibi reddedin.

Herkes, seni göründüğün gibi algılar, sadece bazıları gerçekte ne olduğunu tecrübe ederler.

Herkes, seni göründüğün gibi algılar, sadece bazıları gerçekte ne olduğunu tecrübe eder

Eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir. erdemini yitiren millet bir gün vatanını yitirir.

“Güvenini insanlar üzerine kuran onu bataklığın üzerine kurmuş olur."

"Hiçbir şey; kendi gücüne dayanmayan bir iktidarın ünü kadar zayıf ve değişken değildir." ~Niccolo Machiavelli

İnsanlar genel olarak nankör, değişken, içten pazarlıklı, tehlikeden kaçan ve kâra düşkündürler.

"Korkulmak mı yoksa sevilmek mi daha iyidir? İkisi birden olmak en iyisidir; fakat ikisi bir arada yürümüyorsa, korkulmak sevilmekten çok daha güvenlidir."

Dünyayı değiştirmek isteyen kişi, önce kendisini değiştirmelidir.

İnsanları değiştirmeye çalışmayın. Onları olduğu gibi reddedin.

Yazgı, erdemin olmadığı yöne tüm gücüyle yönelir... -Nicolo Machiavelli (Antik Çağ felsefesinde erdem, mutluluktur.) Her şeye kader deyip geçmemek için, herkese mutluluklar diliyorum ☺☺☺

Ve her kim yeni iyiliklerin büyük kişiliklere eski haksızlıkları unutturduğunu sanıyorsa, kendini aldatıyor demektir.

Hem sevilen hem de korkulan olmak iyidir, ikisi birden olamıyorsan korkulan olmak yeğdir.

Yapılanları, yapılması gerekenler hatırına yok sayanlar kendileri için muhafaza yerine çöküşü getireceklerdir.

Ama öngörüsü kıt insanlar, zamanında iyi gibi görünen bir işe girişir, onun altındaki zehri farketmezler.

Her kim büyük insanlara sonradan yaptığı iyiliklerin, önceden yaptığı haksızlıkları unutturduğunu zannediyorsa sadece kendisini aldatan bir ahmaktır.

Tanrı, özgür irademizi ve şanın bize düşen kısmını elimizden almamak için, herşeyi yapmak istemez

“Sessiz kalmak zayıflık değil, zamanı gelene kadar gücü saklamaktır.”
“Hiçbir sey; kendi gücüne dayanmayan bir iktidarın ünü kadar zayif ve değisşken değildir. [Tacitus, Annales, XII, 19] (Ç.N.)”
“İnsanlar genellikle minnettarlık yerine, korkunun getirdiği itaati tercih ederler.”
“Ve bütün devletlerin sahip olması gereken başlıca temeller, iyi yasalar ve iyi ordulardır. Ve iyi orduların olmadığı yerde iyi yasalar olamayacağı ve iyi orduları in olduğu yerde iyi yasalar olması gerektiği.”
“Korkulmak sevilmekten daha güvenlidir; çünkü insanlar sevmeyi kendi keyiflerine göre yapar, oysa korkmayı prensin keyfine göre yaparlar. Akıllı bir prens başkalarının keyfine değil, kendi kontrolünde olana dayanmalıdır.”
“Sevilmektense korkulmak daha güvenlidir.”
“Bu olay gösteriyor ki, Kilise'nin ve İspanyollar'ın İtalya'da büyümeleri Fransızlar'n eseridir; kendi yıkımları için çalışmışlardır. Buradan hiçbir zaman yanılmayan ya da nadiren yanılan genel bir kural çıkartılabilir…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş