
“Öyle acılar, öyle acılar çekmişsiniz ki, acı günleri düşünmekten sevinci unutmuş yürekleriniz.”

Troya Savaşı sona erdiğinde Odysseus'un İthaka'daki evine dönmesi, savaşın kendisi kadar uzun sürecek bir yolculuğa dönüşür. Homeros'a atfedilen Odysseia destanı, kahramanın denizlerde ve yabancı ülkelerde karşılaştığı engelleri anlatırken eve dönüş arzusunu kimlik, sadakat ve zamanla sınar. On yıllık savaşın ardından geçen ikinci on yıl, Odysseus'u ailesinden ve krallığından uzak tutar. Yolculuğun amacı yalnız coğrafi bir hedefe varmak değil, değişmiş bir dünyada kendi yerini yeniden kazanmaktır.
Destanın olayları düz bir zaman çizgisinde ilerlemez; geçmişte yaşanan serüvenler anlatılar, anılar ve farklı bakış açıları aracılığıyla açılır. Bu yapı, sözlü icraya uygun tekrarlar ve ritmik bölümlerle birleşir. Kadınlar ve köleler, savaşçı erkeklerin yanında olayların yönünü belirleyen etkin kişiler olarak yer alır. MÖ sekizinci yüzyılda İyonya kıyılarında biçimlendiği düşünülen eser, okunmaktan önce söylenip dinlenen bir geleneğin izlerini taşır. Odysseia, eve dönüş macerasını akıl, dayanıklılık ve anlatma gücü üzerine kuran; Batı edebiyatının sonraki yolculuk hikâyelerine kalıcı bir model sunan kapsamlı bir destandır. Anlatının katmanlı zamanı, dönüşün anlamını giderek derinleştirir.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

“Öyle acılar, öyle acılar çekmişsiniz ki, acı günleri düşünmekten sevinci unutmuş yürekleriniz.”

“Tanrı kimine güzellik vermemiştir ama bakarsın bir konuşur, bütün gözler ona döner, ölçülü sözleriyle sevdirir kendini halka, bakarlar ona her geçtiği yerde tanrı gibi. Kimi de güzellikten yana tanrılara benzer ama, bir konuşması vardır, berbat mı berbat.”
“Ne diye insanlar tanrılardan bilir birçok şeyi ! Sanırlar bütün belalar bizden gelir, oysa kaderin dışında acı yığar başlarına kendi kendileri ,kendi taşkınlıkları.”
“Şu dünyada soluk alan, yürüyen yaratıklar arasında insandan daha acınacak bir yaratık yok.”
“yüksek dönem barbarlıktan, erken dönem uygarlık dönemine geçişteki "mülkiyet" kavramını ele alan ilk eser olma özelliğini taşır. mülkiyet, miras, mirasın babadan oğula aktarımı, kölelik, toprak ağalığı vb. tümü ilk…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş