
20li yaşların başında ahlaki değerlerini achilleus ve hektör üzerinden kurma ikilemi

Paris'in en güzel kadının sevgisini vaat eden büyülü elmayı Afrodite'ye vermesi, Troya'yı kuşatacak çatışmanın mitolojik başlangıcını hazırlar. Homeros'a atfedilen İlyada, Paris ile Helene'nin karşılaşmasını ve elmayı alamayan Hera ile Athene'nin öfkesini, insanların ve tanrıların aynı savaş alanında kesişen iradeleriyle birleştirir. Destan yıllarca süren Troya Savaşı'nın tamamını özetlemek yerine, büyük yıkımın içindeki sınırlı bir zaman kesitine yoğunlaşır. Bu tercih, savaşın ölçeğini tek tek kişilerin cesareti, korkusu, gururu ve kaybı üzerinden duyurur.
Yirmi dört rapsodiye ve on altı bini aşan dizeye yayılan yapı, sözlü anlatı geleneğinin tekrarlarını güçlü sahnelerle taşır. Kahramanlık, zafer arzusunun ötesinde kaçınılmaz trajedi karşısında gösterilen dirençle ölçülür. Tanrıların çekişmeleri insan kararlarını etkilerken savaşçıların seçimleri de olayların yönünü değiştirir. İlyada, Anadolu'daki Troya çevresinde kurduğu dünyayla tarih, söylence ve şiiri buluşturan; savaşın görkeminden çok insan üzerindeki bedelini öne çıkaran kapsamlı bir destandır. Dar zaman kesiti, her karşılaşmanın ahlaki ağırlığını büyütür ve savaşı tek bir zafer öyküsünden daha karmaşık, daha insani gösterir.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

20li yaşların başında ahlaki değerlerini achilleus ve hektör üzerinden kurma ikilemi

Baksana, onun kara yüreği hep öfkeli ne ilerisini görür, ne gerisini.

Sonra, yıldırım kalkanlı Zeus’un kızı Athena, bıraktı yumuşak giysisini Babasının eşiğine – kendi elleriyle dokuduğu zengin işlemeli kumaşı – giyindi şimşekler efendisinin savaş zırhını, kuşandı yüreği parçalayacak çarpışmalar için yapılmış zırhını, omuzlarına astı püskülleri korku saçan kalkanını… …Ve sonra, kaşlarının üstüne yerleştirdi altın miğferini Athena, dört çıkıntıyla süslenmiş, iki boynuzla çatallı, yüz şehirden savaşçıların işlendiği görkemli miğferini. Alev alev yanan savaş arabasına bastı ayaklarını Pallas, ve kavradı mızrağını.

Sana bir sır vericem bunu tapınakta öğretmiyorlar.Tanrılar bizi kıskanıyor,kıskanıyorlar çünkü biz ölümlüyüz.Çünkü her an son anımız olabilir. Ölümlü olduğumuz için her şey çok daha güzel. Akhilleus

Söyle Tanrıça! Peleusoğlu Akhilleus’un öfkesini söyle!
“Şu dünyada soluk alan, hareket eden yaratıklar arasında, yoktur insandan daha acınacak bir durumdaki yaratık.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş