
YENİ KİTAP “Hepimiz ölümlüyüz ve eskilerin, yerlerini yenilerine bırakmaları gerekiyor, aksi takdirde ilerleme mümkün olmazdı.”

Alexandre Dumas'nın Monte Kristo Kontu romanı, düğün arifesindeki genç denizci Edmond Dantès'in siyasî bir kumpasla suçlanıp Château d'If'e kapatılmasıyla başlar. Yıllar süren tutsaklık sırasında Abbé Faria ile tanışan Dantès, eğitim ve gizli bir hazine hakkında bilgi edinir. Kaçışının ardından Monte Kristo Kontu kimliğini kurarak kendisini mahkûm ettiren kişilerin hayatlarına farklı kılıklar ve ayrıntılı planlarla girer.
Roman, bir kaçış ve intikam macerasının geniş temposunu adaletin sınırları üzerine sürekli büyüyen bir soruyla birleştirir. Dantès'in sahip olduğu servet ona olağanüstü bir hareket alanı verir; cezalandırma planlarının hedeflerinin çevresindeki masum insanları da etkileyebilmesi kişisel hüküm ile hukuk arasındaki mesafeyi açar. Paris sosyetesi, aile sırları ve geçmişte verilmiş kararlar aynı ağ içinde birbirine bağlanır.
Dumas, tefrika romanın merak unsurunu dönüşen kimlikler, geciktirilmiş karşılaşmalar ve paralel hayat öyküleriyle sürdürür. Edmond'un genç denizciden kendi adaletini dağıtan güçlü bir figüre dönüşmesi, zafer duygusunu vicdan ve merhamet sorunlarından ayırmaz. Bu gerilim, romanın macera enerjisini insanın başkasının kaderi üzerinde ne ölçüde hüküm kurabileceğine ilişkin kalıcı bir sorguya dönüştürür.
Bookspace topluluğundan 12 gönderi

YENİ KİTAP “Hepimiz ölümlüyüz ve eskilerin, yerlerini yenilerine bırakmaları gerekiyor, aksi takdirde ilerleme mümkün olmazdı.”

Düşünceler ölmez efendim, bazen uykuya dalarlar ama uyumadan öncekinden daha güçlü bir şekilde uyanırlar.

Kaybedecek kadar zengin, kazanmayı isteyecek kadar yoksul olmadığımdan asla kumar oynamam.

SON “Beni toprağa gömdüler… ama bir tohum olduğumu unuttular."

Yalnız en büyük ümitsizliği tadan bir kimsenin,en büyük saadeti hissetmeye gücü yeter.Yaşamanın ne kadar güzel bir şey olduğunu anlayabilmek için, ölümü istemiş olmak lazımdır.
Biz, bize iyilik etmiş kimselerle ödeşmiş olmayız. Para değilse bile minnet borçluyuzdur onlara.

Bunca ahmak dostum varken aslında düşmana gerek yoktu ki zaten!

İnsan yeterince karanlığa gömülürse, ışığın değerini öğrenir; yeterince ihanete uğrarsa, sadakatin ne demek olduğunu.
Gençlik bir çiçek, meyvesi aşktır. Olunca koparan, bahtı olandır.
Tanrım, bana aklımı bağışla.

Bir ömrün en küçük bir saadetten ve ümitten yoksun geçişine seyirci kalmak çok acı.

"İnsan hayatının iki gücü vardır: sabır ve zamandır. Acıyı unutmak için zamana, iyileşmek için sabra ihtiyaç duyarız. Her şeyin bir vakti vardır; yeter ki insan beklemeyi bilsin."
“YENİ KİTAP “Hepimiz ölümlüyüz ve eskilerin, yerlerini yenilerine bırakmaları gerekiyor, aksi takdirde ilerleme mümkün olmazdı.”
“Düşünceler ölmez efendim, bazen uykuya dalarlar ama uyumadan öncekinden daha güçlü bir şekilde uyanırlar.”
“Kaybedecek kadar zengin kazanmayı isteyecek kadar yoksul olmadığımdan asla kumar oynamam.”
“Öyleyse yaşayın, mesut olun sevgili çocuklar ve Tanrı'nın insanlara geleceği açıklayacağı güne kadar, insan zekasının yalnız şu iki kelimede özetleneceğini hiçbir zaman unutmayın: Bekle ve ümit et.”
“Bütün insanlar bilgeliği şu iki kelimede özetlemiştir: beklemek ve umut etmek.”
“SON “Beni toprağa gömdüler… ama bir tohum olduğumu unuttular.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş