
koyunlar da mazlum bir millettir ve onlar, dünyadaki bütün mazlum milletler adına neler. Bilge baykuş huhucan

Üstün Dökmen'in Miyase'nin kuzuları romanı, insanların gündelik hayatta karşılaştığı toplumsal ve psikolojik çıkmazları hayvanların gözünden ele alır. Hayvanların konuşması ve çevrelerinde olup bitenleri yorumlaması, insan davranışlarını alışılmış bakışın dışına taşır. Böylece okurun tanıdığı sorunlar, farklı bir dil ve mesafe içinde yeniden görünür olur.
Anlatı, hayvanlar dünyasını insan toplumunun basit bir kopyası olarak kullanmaz. Her karşılaşma, iletişim, korku, bağlılık ve birlikte yaşama gibi meseleleri başka bir açıdan düşünmeye imkân verir. Yaz sabahlarında sisle örtülen ovaları andıran atmosfer, gerçek yaşamla masalsı anlatım arasında yumuşak bir geçiş kurar. Bu dolaylı bakış, tanıdık çatışmaların beklenmedik yönlerini daha belirgin biçimde görünür kılar.
Sis ilerledikçe dağılırken karakterlerin karşılaştığı durumlar da daha açık bir anlam kazanır. Dökmen, psikolojik gözlemlerini didaktik bir liste hâline getirmek yerine hayvanların deneyimleri içinde işler. Romanın duygusal etkisi, insanın kendi davranışını başka canlıların bakışında tanımasından doğar. Miyase'nin Kuzuları, toplumsal ilişkilerdeki açmazları ve öğrenme fırsatlarını hayvan anlatıcıların kurduğu büyülü fakat tanıdık dünya üzerinden araştırır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

koyunlar da mazlum bir millettir ve onlar, dünyadaki bütün mazlum milletler adına neler. Bilge baykuş huhucan
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş