
benim içimde,daima varolacağını zannettiğim birçok şey yok oldu...

Paris'teki bir apartmanı aşkın kapalı laboratuvarına çeviren Marcel Proust, Mahpus Kayıp Zamanın İzinde 5 Kitap'ta anlatıcı ile Albertine'in birlikte yaşamını izler. Anlatıcı, sevdiği kadını yanında tutarak onun geçmişi ve olası ilişkileri üzerindeki kuşkularını yatıştıracağını sanır; fakat her açıklama yeni bir belirsizlik üretir. Albertine'in gezintileri, dostlukları ve söyledikleri sürekli denetlenirken ev hem yakınlığın hem de tutsaklığın mekânına dönüşür. Françoise'ın gündelik düzeni ve dışarıdan gelen haberler, anlatıcının zihninde büyüyen kıskançlık ağını daha belirgin hâle getirir.
Dizinin beşinci cildi dış hareketten çok algı, hafıza ve yorum süreçlerine yoğunlaşır. Vinteuil'in müziği, Verdurin çevresi, sanat ve kıyafet üzerine düşünceler, duygusal gerilimin yanında geniş bir kültür dünyası kurar. Proust kıskançlığı kesin bilgiye ulaşma isteği olarak ele alırken, sevilen kişinin hiçbir zaman bütünüyle bilinemeyeceğini gösterir. Başlıktaki mahpus yalnız Albertine değildir; anlatıcı da kendi varsayımlarının ve sahip olma arzusunun içine kapanır. Cildin biçimsel etkisi, aynı olayın hatırlama ve hayal etme yoluyla sürekli değişmesini, aşkın güvence arayışını daha derin bir belirsizliğe dönüştürerek göstermesinde belirginleşir.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

benim içimde,daima varolacağını zannettiğim birçok şey yok oldu...
“Hatırlamak bir tür ihanettir; çünkü hiçbir an olduğu gibi geri dönmez.”
“Gerçek gezgin, yeni manzaralar arayan değil, yeni gözlerle bakandır.”

Annem, farkında olmadan bir parça madeleine kekini papatya çayına batırıp bana verdi. Kek ağzımda erirken, birden garip bir haz duydum… Sanki içimde bir şey titredi. Ve o an, Combray'deki çocukluğum, sokaklar, ev, bahçe hepsi bir anda geri döndü.

“Ancak tamamına sahip olamadığımız bir şeyi sevebiliriz”. Marcel Proust
“Hayatınızın üzerinde her zaman bir parça gökyüzü bulundurmaya çalışın." Marcel Proust Kayıp Zamanın İzinde”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş