
Benim düşüncelerimi, düşünen insanların düşünceleri geliştirdi der Cemil Meriç.

Cemil Meriç'in Mağaradakiler kitabı, kendi toplumundan ve insanından kopan aydının trajedisini inceler. Yazar, Bu Ülke'nin “müstağripleri” ve Umrandan Uygarlığa'nın “araftakileri” sonrasında bu kez mağarada yaşayanlara yönelir. Mağara, hakikatin yerine gölgelerin geçtiği düşünce ortamını anlatan temel imgedir; içeride olmakla dışarıda olmak arasındaki farkın sanıldığı kadar kesin olmadığını gösterir.
Çalışmanın düzeni “önce kişiler, sonra mefhumlar, sonra fotoğrafların asılları” biçiminde ilerler. Kişiler üzerinden başlayan inceleme kavramlara, ardından bu kavramların ardındaki gerçek tarihsel ve toplumsal yapılara ulaşmayı amaçlar. Meriç kendi eserini, çarpık, güdük ve yerine oturmamış düşünce hayatının kurşun kalemle çizilmiş bir taslağı olarak tanımlar. Bu ifade, tamamlanmış bir sistem sunma iddiasından çok teşhis ve sorgulama arzusunu öne çıkarır.
İnsanlığın aynı putlara yönelen şaşkın bir kafile olduğu düşüncesi, yerel aydın sorununu daha geniş bir bağlama taşır. Meriç, yüz elli yıldır bir gölgeler âleminde yaşandığını savunurken yeraltı mağarasına bir parça aydınlık getirmeyi hedefler. Kitap, taklit ile özgün düşünce, yabancılaşma ile toplumsal bağ arasındaki gerilimi yoğun bir kavramsal eleştiri içinde tartışır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Benim düşüncelerimi, düşünen insanların düşünceleri geliştirdi der Cemil Meriç.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş