
Olimpos Dağı’nın çocukları, Hira Dağı’nın evlatlarını asla kabullenmeyecekler.

Cemil Meriç'in düşünce dünyasını kişisel tecrübe ile Türkiye'nin kültürel tartışmaları arasında kuran Bu Ülke, Doğu ile Batı arasındaki gerilimi hazır kalıplarla açıklamaya itiraz eder. Yazar, sağ ve sol gibi siyasal etiketlerin düşüncenin yerini aldığı durumları eleştirirken aydının kullandığı kavramları hangi tarihsel kaynaklardan devraldığını sorgular. Dil, kültür ve irfan, bu sorgulamanın birbirine bağlı başlıklarıdır.
Kitap uzun ve tek çizgili bir inceleme yerine deneme, aforizma, portre ve polemiklerden oluşan parçalı bir yapı izler. “Sihâm-ı Kazâ” ile “Biz ve Onlar” gibi bölümlerde sloganlar, ideolojiler, tercüme alışkanlıkları ve Batı karşısındaki tutumlar farklı açılardan tartışılır. Meriç'in yoğun ve iddialı üslubu, okuru kavramların gündelik kullanımını yeniden düşünmeye zorlar. Otobiyografik parçalar ise eleştirilerin soyut bir kuramdan değil, uzun bir okuma ve düşünme serüveninden çıktığını gösterir.
Bu metinler tek bir siyasal programa bağlı çözüm sunmaz. Asıl amaç, zihinsel bağımsızlığın hazır kamplara yerleşmeden kurulup kurulamayacağını araştırmaktır. Doğu-Batı karşıtlığını, aydının sorumluluğunu ve Türk düşünce hayatındaki kopuşları birlikte değerlendiren çalışma, tartışmalı fikirleri güçlü bir edebî sesle buluşturur.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

Olimpos Dağı’nın çocukları, Hira Dağı’nın evlatlarını asla kabullenmeyecekler.

Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplardı. Şimdi her seyi yok etmeye devam ediyoruz.

Bizler ki aynı kitaba baş eğmiş insanlarız. Bizden ala akraba mı olur? Kırk elli yıldır bu mukaddes bağları unuttuk veya unutturduk. Kardeş kardeşi vuruyor. Neden? Çünkü herkes birbirinin dilini konuşmuyor.

Dergiler, hür tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap, çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekâlar topluluğunun.

Dergiler, hür tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap, çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekâlar topluluğunun.
“Anlıyorum ki, zalim ve kıyıcı bir gerçekten kurtulmanın tek çaresi, reel dünyadan kitaplar dünyasına sığınmak.”
“Bir adamı tanımak için, düşüncelerini, acılarını, heyecanlarını bilmemiz lâzım hiç değilse. Hayatın maddî olaylarıyla ancak kronoloji yapılabilir. Kronoloji aptalların tarihi.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş