
Bütün diğer sanatlar, müziğin haline özlem duyarlar. Müzik neye özlem duyar? Sessizliğe.

Julian Barnes'ın Limon Masası kitabı, yaşlanma, arzu, hafıza ve ölüm karşısındaki tutumları farklı hayatlara dağıtan bir öykü derlemesidir. Koleksiyondaki karakterler aynı hikâyenin parçaları değildir; on dokuzuncu yüzyıl İsveç'inden çağdaş İngiltere'ye uzanan bağımsız anlatılarda geçmiş seçimleriyle yüzleşen, bedeninin sınırlarını fark eden ya da kaybı ertelemeye çalışan insanlarla karşılaşırız. Başlıktaki limon masası imgesi, ölüm hakkında konuşulan bir buluşma yerinden gelir.
Barnes ağır konuları tek bir hüzün tonuna hapsetmez. Emekli bir askerin yıllık Londra ritüeli, gürültüye tahammül edemeyen bir müzik tutkunu, hasta eşine yemek tarifleri okuyan bir kadın veya yaşlılıkla hesaplaşan sanatçılar üzerinden ironi ile şefkati yan yana getirir. Bazı öyküler tarihsel kişiliklerden ve sanattan beslenirken bazıları sıradan evliliklerin, pişmanlıkların ve yanlış anlamaların dar alanında ilerler.
Limon Masası'nın bütünlüğü olay örgüsünden değil, her anlatının ölümlülüğe başka bir açı vermesinden doğar. Julian Barnes gençliğin kaybını yalnız geriye bakış olarak değil, arzu, öfke ve mizahın ileri yaşlarda da sürmesi üzerinden işler. Böylece kitap yaşlılığı tek biçimli bir sona indirgemeyen, kısa anlatılar arasında düşünsel ve duygusal yankılar kuran ölçülü bir koleksiyon hâline gelir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Bütün diğer sanatlar, müziğin haline özlem duyarlar. Müzik neye özlem duyar? Sessizliğe.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş