
Amin Maalouf, Labirent: Batı ve Hasımları’nda günümüzün jeopolitik çatışmalarını uzun tarihsel dönüşümler içinde okur. Maalouf, Japonya, Rusya, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Batı’yla kurduğu farklı ilişkileri izleyerek modernleşme, güç ve hınç arasındaki bağı araştırır. Japonya’nın hızlı uyumundan Sovyet deneyimine, Çin’in yükselişinden Amerika’nın küresel konumuna uzanan karşılaştırma, tek çizgili bir ‘Batı ve geri kalanı’ anlatısını bozar. 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı, yazarın daha geniş bir medeniyet krizini tartıştığı güncel eşiktir. Bu tarihsel güzergâhlar, bugünkü ittifakların ardındaki eski kırılmaları açığa çıkarır.
Kitabın temel sorusu, Batı’nın evrensellik iddiası ile kendi siyasi uygulamaları arasındaki açığın nasıl büyüdüğüdür. Maalouf ne Batı’yı bütünüyle reddeder ne de rakip güçleri romantikleştirir; özgürlük, hukuk ve insan onuru gibi kazanımları savunurken sömürgecilik, çifte standart ve güç siyasetiyle oluşan güvensizliği de hesaba katar. Tarihsel portreler ile güncel teşhisler bu nedenle aynı tartışmada buluşur. Labirent: Batı ve Hasımları’nın ayırt edici yanı, çıkışı bir tarafın zaferinde değil, karşılıklı bağımlılığı kabul eden ortak bir uygarlık ufkunda aramasıdır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
“Ne yapması gerektiği konusunda tereddüdü sürerken düşman birlikleri çıkageldi. Kenti savunanlar çok geçmeden dağıldı ve baş komutan tam bir felaket ortamında kaçmak zorunda kaldı. Sahilden daha uzak olduğu için daha az…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş