Eduardo Galeano'nun Kucaklaşmanın Kitabı, anı, düş, fabl, siyasi gözlem ve kısa anlatıyı mozaik biçiminde bir araya getirir. Tek bir olay örgüsü yerine, çoğu birkaç sayfayı geçmeyen parçalar aracılığıyla Latin Amerika'nın toplumsal hafızasına ve yazarın kişisel geçmişine yaklaşır. Sürgün, baskı, yoksulluk ve unutma kadar sevgi, dayanışma ve hayal gücü de bu parçalı dünyanın kurucu unsurlarıdır.
Galeano bazen çocukluk veya yolculuk anısını anlatır, bazen bir efsaneyi ya da politik çelişkiyi kısa bir sahneye dönüştürür. Parabol, paradoks ve çizimler metnin belgesel olanla masalsı olan arasında hareket etmesini sağlar. Kendi hayatından sürgün ve hastalık deneyimleri, kıtanın darbelerle ve eşitsizlikle örülü tarihiyle yan yana gelir; kişisel hatıra toplumsal tanıklığa açılır.
Kucaklaşmanın Kitabı'nın bütünlüğü kronolojiden değil, tekrar eden özgürlük, cesaret, dostluk ve adalet arzusundan doğar. Galeano büyük tarih anlatılarının dışında bırakılan insanlara kısa ama yoğun bir görünürlük kazandırır. Kitap, dünyanın acısını inkâr etmeden insan ilişkilerindeki direnme ve yeniden buluşma ihtimalini canlı tutan edebî bir hafıza atlası gibi okunabilir.