
Orhan, ailesinin köyden İstanbul'a taşınma kararıyla alıştığı hayatı geride bırakmak zorunda kalır. Yavuz Bahadıroğlu'nun Köy Çocuğu adlı romanında çocuk kahraman; okulundan, arkadaşlarından ve doğayla iç içe düzeninden koparken büyük şehrin kalabalığıyla karşılaşır. Ailesinden ayrı kalmak istemediği için yolculuğa katılsa da yeni çevresini benimsemek onun için kolay değildir.
Orhan, İstanbul'da gördüğü evleri, sokakları ve insan ilişkilerini sürekli köydeki deneyimleriyle karşılaştırır. Şehrin sunduğu imkânlar kadar aceleci ritmi ve yabancılık duygusu da dikkatini çeker. Bu karşılaştırmalar, köy yaşamını kusursuz ya da şehir yaşamını bütünüyle kötü göstermekten çok, bir çocuğun yer değiştirme karşısındaki direncini ve uyum arayışını öne çıkarır. Aileye bağlılık ile tanıdık dünyaya duyulan özlem, anlatının merkezindeki duygusal gerilimi kurar.
Köy Çocuğu, göç ve kentleşme gibi geniş toplumsal konuları çocuk bakışının somut ayrıntılarıyla ele alan bir büyüme hikâyesidir. Orhan'ın soruları, insanların neden köyden şehre yöneldiğini ve yeni bir yerde kendine ait alan kurmanın ne anlama geldiğini düşündürür. Eser, sonucunu önceden söylemeden değişime alışmanın zaman istediğini; aidiyetin yalnız bir mekâna değil, ilişkilere ve gündelik alışkanlıklara da bağlı olduğunu anlatır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş