Leonid Andreyev’in Kızıl Kahkaha: Bulunmuş Bir El Yazmasından Parçalar adlı eseri, Rusya’nın 1904 Rus-Japon Savaşı’ndaki ağır yenilgisinin ardından savaşın akıl dışı şiddetine odaklanır. Anlatının ilk bölümü, Mançurya’daki korkunç bir taarruz sırasında bir Rus subayının tuttuğu parçalı günlükten oluşur. Kendi ordusunun mermileriyle vurulan subay bacaklarını yitirir; ölümünden sonra metni savaşa katılmamış olan kardeşi tamamlar.
“Kızıl Kahkaha”, subayın gözünde yaralanmış ve parçalanmış bedenlerin, kanla kızaran toprağın simgesidir. Sonu gelmeyen yürüyüş askerleri tüketirken, acı karşısında çaresiz kalan doktorlar da akıl sağlıklarını yitirir. Cepheden uzakta bulunan kardeş ise ölüm haberlerine alışır, duyarsızlaşır ve sonunda aynı delilik çemberine girer.
Gerçek ile sanrı arasındaki sınır giderek silinir. Oğlunun ölümünü gazeteden öğrenen bir annenin ondan bir ay boyunca mektup alması gibi sahneler, savaşın zaman ve mantık duygusunu nasıl bozduğunu gösterir. Eser kahramanlık anlatısı kurmak yerine, toplu cinnete dönüşen savaşın bedenlerde, ailelerde ve insanın kavrayışında açtığı yıkımı iki kardeşin kırılmış tanıklığı üzerinden görünür kılar. Parçalı el yazması biçimi, iki anlatıcının deneyimleri arasındaki mesafeyi korurken cephedeki fiziksel yıkımın uzaktaki sivillerin zihnine nasıl yayıldığını da izlemeyi sağlar.