
Herkesin hile yaptığı bir dünyada, gerçek insan bir şarlatan gibi görünür

André Gide'in Kalpazanlar'ı, yirminci yüzyıl Fransız romanındaki konumu bakımından Marcel Proust'un Yitik Zamanın Ardında'sıyla karşılaştırılan bir yapıttır. Gide'in çok sayıdaki anlatısı arasında doğrudan “roman” adını verdiği tek eser olması, kitabın türle kurduğu özel ilişkiyi gösterir. Kalpazanlar yalnızca öyküler anlatmakla yetinmez; romanın ne olduğuna ve nasıl kurulabileceğine de kendi yapısı içinde bakar.
Metin aynı anda roman, roman üzerine düşünce, birbirine açılan öyküler bütünü ve yazılmakta olan yapıtın hikâyesi olmak ister. Bu katmanlar, kişilerin serüvenleriyle edebî biçim arayışını yan yana getirir. Okur bir yandan canlı ve çekici kişilerle ilginç olayları izlerken, öte yandan anlatının kendi kuruluş sürecine tanık olur. Hikâye anlatma ile hikâyenin nasıl anlatıldığını düşünme eylemleri birbirini kesintiye uğratmadan ilerler.
Gide'in hedeflerinden biri roman sanatını baştan sona yenilemektir. Bu amaca bütünüyle ulaşılıp ulaşılmadığı tartışmalı olsa da arayışın kendisi büyük bir yazın serüveni yaratır. Kalpazanlar, kurmaca ile kurmacaya dair düşünceyi ayırmadan ilerler; kişilerin yaşadıkları ile yazarın biçim sorunlarını aynı metinde karşılaştırarak romanın olanaklarını sorgulayan çok katmanlı bir deney kurar. Edebî yenilik, soyut bir programdan çok metnin hareketine dönüşür, biçimsel düşünceye canlılık kazandırır ve okuru yaratım sürecinin etkin tanığı haline getirir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Herkesin hile yaptığı bir dünyada, gerçek insan bir şarlatan gibi görünür
“Kendi bilincime ancak simdi variyorum sanki. Simdiye kadar kim olduğunu bilmiyordum. Beni, bana hep bir baskasinin gostermesine gerek duymak olacak sey mi?”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş