Tokyo'nun yüz yıllık küçük bir kafesinde geçen Toshikazu Kawaguchi'nin Kahve Sogumadan Önce romanı, geçmişe dönme fırsatını katı kurallara bağlayan dört karşılaşmayı bir araya getirir. Belirli bir sandalyeye oturan kişi kafeden ayrılamaz, geçmişte yalnızca kafeyi daha önce ziyaret etmiş biriyle buluşabilir ve bugünü değiştiremez. En önemli sınır ise yolculuğun fincandaki kahve soğumadan bitmesidir. Ayrı bölümlerde bir ayrılığı anlamlandırmak, hafızasını yitiren eşten haber almak, kaybedilen kardeşle yüzleşmek ve hiç tanışılmamış bir çocuğa ulaşmak isteyen karakterler bu kısıtların içinde hareket eder.
Kawaguchi'nin zaman yolculuğu düzeni büyük tarihleri değiştirmekten çok, söylenememiş sözlerin insan üzerindeki ağırlığını araştırır. Geçmiş sabit kaldığı için her ziyaretin asıl sonucu bugüne dönen kişinin bakışında belirir. Kafenin dar mekânı, tekrarlanan ritüeller ve kahvenin hızla kaybolan sıcaklığı anlatıya ölçülü bir gerilim kazandırır. Roman böylece pişmanlığı geri alma arzusuyla vedalaşma, bağışlama ve kabul arasında bir denge kurar; fantastik kural sistemi duygusal bir kaçış kapısı değil, değişimin ancak şimdi içinde mümkün olduğunu gösteren bir çerçeveye dönüşür.