
“İnsan, zamanın değil; farkındalığın içinde yaşlanır.”

Carson McCullers'ın Kadransız Saat romanı, Amerikan İç Savaşı'nın bıraktığı Kuzey-Güney kopukluğunun sürdüğü 1950'lerde geçer. Georgia eyaletindeki küçük Milan kasabasında ırk ayrımı gündelik hayatın her alanına sızmış, adalet fikri sürekli tartışmalı hâle gelmiştir. Kasabanın sakladığı sırlar, birbirinden farklı dört kişinin hayatını ayrılmaz biçimde bağlar.
Orta yaşlı eczacı J.T. Malone beklenmedik bir hastalıkla yüzleşir. Bir zamanların güçlü siyasetçisi yaşlı Fox Clane geçmiş düzenin etkisini taşırken torunu Jester Clane kendi yolunu çizmek ister. Siyahi Sherman Pew ise ait olabileceği bir yer arar. Dördünün seçimleri, kasabadaki sınıf ve ırk ilişkilerinin kişisel hayatlar üzerindeki baskısını açığa çıkarır. Kişisel krizler, Milan'ın uzun süredir ertelediği toplumsal hesaplaşmayla aynı yerde düğümlenir.
Karakterler geçmişlerini sorgularken kadransız bir saati gözler ve geleceğin ne getireceğini bekler. Saat, yönü ve ölçüsü belirsiz bir zamanın simgesine dönüşür. McCullers iç içe geçen hikâyeler aracılığıyla önyargı, gizem ve bağışlanma ihtimalini araştırır. “Biz kimiz ve nereye gidiyoruz?” sorusu hem karakterlerin bireysel arayışını hem de adaletle hesaplaşamayan kasabanın ortak çıkmazını belirler.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

“İnsan, zamanın değil; farkındalığın içinde yaşlanır.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş