
Sanat yapıtlarının nasıl yaratıldığına bakabilirsiniz. Çoğunlukla gençken akla gelmiş bir fikir, içinde yaşama gücüyle doğmuş ise dahi, insanın ruhunda ürkekçe, gölgelere sığınarak, uzun süre barınır.

Fransız eğitimci Jules Payot, İrade Terbiyesi'nde özdenetimin doğuştan gelen değişmez bir özellik değil, düzenli çalışmayla geliştirilebilecek bir yeti olduğunu savunur. İradenin felsefi ve ruhsal temellerini açıklarken insanın duyguları ile düşünceleri üzerinde ne ölçüde etkili olabileceğini araştırır. Dikkati dağıtan alışkanlıklar, geçici istekler ve erteleme eğilimi, yalnız ahlaki zayıflıklar olarak değil yönetilmesi gereken zihinsel süreçler biçiminde ele alınır. Payot, iradeyi güçlendirmek için kullanılabilecek iç ve dış araçları teorik açıklamalarla pratik öneriler içinde birleştirir.
Kitabın eğitim anlayışında dikkat özel bir yere sahiptir. Hoş ve yapıcı düşüncelerin bilince yerleşmesini sağlamak, acı veren ya da amacı bozan düşüncelerin sürekli hâkimiyetini sınırlamak irade çalışmasının parçasıdır. Mutluluk da rastlantısal hazdan çok zihinsel yönelimleri seçebilme gücüyle ilişkilendirilir. Payot'nun yaklaşımı, öğrenciler ve eğitimciler kadar çalışma düzeni kurmak isteyen yetişkinlere de seslenir. İrade Terbiyesi, kolay başarı vaat eden bir yöntem listesi sunmaktan ziyade kalıcı alışkanlıkların nasıl oluştuğunu sorgulayan bir kişisel gelişim klasiğidir; özgürlük, sorumluluk ve dikkat arasındaki bağı gündelik uygulanabilirlik üzerinden tartışır.
Bookspace topluluğundan 22 gönderi

Sanat yapıtlarının nasıl yaratıldığına bakabilirsiniz. Çoğunlukla gençken akla gelmiş bir fikir, içinde yaşama gücüyle doğmuş ise dahi, insanın ruhunda ürkekçe, gölgelere sığınarak, uzun süre barınır.

insanların,diğer bütün konular için bir öğretmene ve eğitime gereksinim duyduklarını fark etmeleri,üstelik hayli özen göstererek çalışmaları hayran olunasi bir durum.Ogrendukleri ve anlamaya niyetli oldukları tek şey ise yaşam bilimi. Nicole...

Dahası düşüncelerin keskinliği duygulara da geçer ve onlara yalnızca güç vermekle kalmaz, bir yönelim de katar.

Parlak zeka,güzellik ve yüce ahlak karşısında tümüyle duyarsız kalabilen birine rastladığımız mi? Böyle bir hödük varsa veya bir zamanlar var olduysa hiç ilgimi çekmiyor doğrusu.Eger savım geçerliyse bu bana yeter.Tek bir kişinin bile Sokrates,Regulus veya Vincent de Paul'ü,insan türünün en aşağılık örneklerine tercih etmesi,ne denli zayıf görünürse görünsün yine de yeterlidir.Tercih etmek ,sevmeyi ve arzu etmeyi belirtir.Bu arzu ,uçup gidecekmiş gibi görünse de korunup kollanabilir,güçlendirilebilir.Egitilirse serpilecek ve psikoloji yasalarının ustaca kullanımıyla ,sağlam bir kararlılığa dönüşecektir.Boylelikle ,karıncaların yediği küçük bir tohumdan fırtınalara meydan okuyan güçlü bir meşe yetisecektir.

“Gerçek irade eğitimi, yalnızca karar vermekle değil; dikkatimizin dağılmasına izin vermeyen, düşünceyi yönlendirebilen ve özdenetimi sürekli kılabilen zihinsel bir disiplinle sağlanır.”

insanlar ne der? Sorusuna boyun eğmek,hiçbir orijinalliği olmayan hoş ve kibar insanlar yaratır.Hepside başkalarının ellerindeki iplerle harekete geçen ,güzel ve mekanik kuklalardir.En dehşet verici anlarda bile hissettikleri,sadece geleneksel duygulardir.

Şeytan tembellerden beslenir.

Nasıl ki cimri biri, kendine hiç pay çıkarmadan Moliere’in Cimri’sini okurken Harpagon’un komikliklerine gülmeye hazırsa aynı şekilde biz de akıl hastalıklarının net şekilde önümüze koyduğu resimde kendimizi görmeyi reddederiz.

"Tek başına özgürlük aslında ne bir hak ne de bir gerçekliktir; o bir ödüldür, en değerli armağandır. Mutluluk adına en verimli olanı kazanmaktır. Bu dünya için güneş ışığı ne anlam ifade ediyorsa hayatın geri kalan her şeyi için de özgürlük, o anlamı ifade ediyor. Ve her kim ki onu elinden kaçırırsa yaşamın tüm derin ve kalıcı sevinçlerinden mahrum olarak yaşamak zorunda kalır."

"Özgürlüğümüzü dişe diş bir mücadele ile kazanmadan asla özgür olamayız."

uygulama amacından bağımsız öneride bulunmak istiyorum. Herkesin 20 li yaşlarında okumasını tavsiye edeceğim 5 kitaptan bir tanesidir. tekrar paylaşıyorum.

Bütün bunlara modern hayat koşullarının iç dünyamızı hiçlik düzeyine indirgemesini ve zihnimizi,aşılması zor bir dikkat daginikligina suruklemesini de ekleyin.İletisim alanındaki kolaylıklar,sık sık çıkılan yolculuklar,deniz ve dağ gezintileri düşüncelerimizin dağılmasına yol açıyor.Neredeyse okumaya dahi vakit ayıramaz olduk.Hareketli ama bomboş hayatlar sürüyoruz.Gazete okumanın insanda uyandırdığı sahte heyecan ,dünyanın yedi kıtasında olup bitenler hakkındaki haderlere ulaşmanın kolaylığı,bircoklari için kitap okumayı tatsız tuzsuz hale getiriyor.

“Kendini beğenmişlik, kendini gösterme peşinde olmak eziklik göstergesidir."

“Zahmetsiz keyif yoktur, her mutluluk biraz çaba gerektirir.”

Mücadele etmemiz gereken iki düşmanımız var; tembellik ve nefse düşkünlük

"Hayatını şansa bırakma."

"İdealleri uğruna tutkuyla yanmayan, hayvansal doğaları üzerinde ileriye dönük bir evrimi kaldıramayan ve böyle bir ruh zenginliğinden şu ya da bu nedenle yoksun olan, oradan oraya savrulup kaybolur."

üniversite tercih sonuçları aciklanmis akademi çok önemli okuyan adama saygım var ama her okuyana değil üniversite ortamı diyip boş boş gezeceksen okuma daha iyi çalışmak lazım hayat toz pembe değil aileyi gururlandırmak gerek annemin gurur dolu bi bakısı her seye bedel

Alıntılardan alakasız şekilde 20'li yaşlarında olan her insanın okuması gereken nadir kitaplardandır.

"Affectus, qui passio est, desinit esse passio simulatque eius claram et distinctam formamus ideam." Yani bize acı veren duygular onun berrak ve kesin bir resmini çizdiğimiz anda acı olmaktan çıkar.
Bana saat kaçta kalktığını söyle sana ne kadar erdemli olduğunu söyleyeyim.

Her bir insan benliğini her bir zerresi ile hakikate adamalıdır. işte özgürlük dediğimiz şey insanın kişisel yaklaşmanın hayatın gerçekleri ile imtizacı neticesinde böylece meydana gelir
“Eğitim sistemimiz de düşünme yeteneğimize patlayıcı yerleştirmeyi unutmuş gibidir. Bilginin derinlerine inilmesine izin vermiyoruz.”
“İrade duygusal bir kuvvettir ve fikirlerin iradeye tesir edebilmesi için tutku rengine bürünmesi gerekir.”
“İrade; duygusal bir güçtür ve onun üzerinde etkili olmak isteyen her fikir tutkuya bürünmek zorundadır.”
“İnsanların büyük bir çoğunluğu hayatlarını mümkün olduğunca az düşünerek geçiriyor.”
“Başucu Kitabı💫 "İnsan kendine hakim olmanın paha biçilmez bir değer olduğunu zamanla ögrenecektir. Hayattan ne istediğimiz, ne olacağımız, hayatta oynayacağımız rol kendine hakim olmaya bağlıdır..”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş