
"İnsanlar ne der" endişesi en hoş ve en zeki insanların bile hiçbir orijinallikleri olmayan, ipleri başkasının elinde olan güzel, mekanik kuklalara çevirir.

Jules Payot, İrade Eğitimi kitabında insanın kendisini geliştirmesinin temel koşulunu iradesini kullanabilmesinde görür. Bilgi ve beceri kazandırmak tek başına yeterli değildir; kişi nefsinin, çevresinin ve anlık arzularının etkisi altında kalıyorsa öğrendiklerini amaçlı biçimde hayata geçiremez. Bu nedenle eğitim, zihni doldurmanın yanında davranışı yönetecek iç disiplini de güçlendirmelidir.
Payot özellikle öğrenciler ve zihinsel emekle çalışanlar arasında görülen tembellik, şehvet, bencillik ve dağınık tutkular üzerinde durur. Bunları değişmez kişilik özellikleri saymak yerine, düzenli çalışma ve bilinçli alışkanlıklarla yönetilebilecek güçler olarak ele alır. Kişisel bağımsızlık, karakter ve nefse hâkim olma, iradenin soyut bir övgü konusu olmaktan çıkarılıp günlük hayatın pratiğine taşınmasını sağlar.
Eser, aileden okula kadar eğitim kurumlarının belirli insan modelleri ürettiğini de tartışır. Dinî, ideolojik, felsefi ve kültürel öğretilerin iradeyi hangi amaçlarla biçimlendirdiğini sorgularken, kendi döneminin hâkim görüşleriyle yer yer çatışan öneriler sunar. On dokuzuncu yüzyılın pozitivist ve rasyonalist çerçevesi, kitabın psikolojik ve pedagojik yaklaşımını belirler.
Hazır bir motivasyon söylemi kurmayan İrade Eğitimi, özgürleşmenin emek isteyen bir eğitim süreci olduğunu savunur. Türkiye’de Cemil Meriç ve Ali Fuat Başgil gibi düşünürleri etkilemiş olması da Payot’nun irade, çalışma ve karakter arasında kurduğu ilişkinin farklı düşünce çevrelerinde yankı bulduğunu gösterir.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

"İnsanlar ne der" endişesi en hoş ve en zeki insanların bile hiçbir orijinallikleri olmayan, ipleri başkasının elinde olan güzel, mekanik kuklalara çevirir.

“İrade duygusal bir güçtür ve onun üzerinde etkili olmak isteyen her fikir tutkuya bürünmek zorundadır.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş