
Fârâbî, İlimlerin Sayımı'nda kendi döneminde bilim kabul edilen bilgi alanlarını düzenli bir sınıflandırma içinde ele alır. Eserin amacı yalnız bilim adlarını art arda sıralamak değildir; her ilmin hangi konuyu incelediğini, ne tür bir değere sahip olduğunu ve öğrenene nasıl bir fayda sağlayabileceğini açıklamaktır. Bu düzen, belirli bir alana yönelmek isteyen kişinin neyi araştırmaya başladığını önceden kavramasına yardımcı olur. Öğrenmenin sağlayacağı yetkinlik ve düşünsel üstünlük de her disiplinin amacıyla ilişkilendirilir.
Fârâbî'nin mantıktan metafiziğe, dil ve siyasetten doğa, zihin ve müziğe uzanan geniş ilgisi, bilimleri birbirinden kopuk uzmanlıklar biçiminde görmemesini sağlar. Sınıflandırma, bilgi alanlarının sınırlarını belirlerken aralarındaki ilişkileri düşünmeye de imkân verir. Okur, bir ilmi seçmeden önce onun konusu, yöntemi ve beklenen kazanımı hakkında yönlendirici bir çerçeve edinir. Bu nedenle kitap hem felsefi bir bilgi haritası hem de eğitim rehberi niteliği taşır. İlimlerin Sayımı, İslam düşünce tarihinde bilimlerin düzenlenmesine ilişkin etkili bir model sunan; bilginin amacını, yararını ve öğrenme sırasını sistemli biçimde açıklayan temel bir felsefe eseridir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş