“Ağaçlar kendi gıdalarına, yani ışığa, uzanırken güzellik inşa etmişler. Bense kendi gıdamdan ancak anı inşa edebiliyorum. Açlığım beni güzel kılmayacak.”

Milorad Pavić'in Hazar Sözlüğü: Yüz Bin Kelimelik Bir Sözlük romanı, kayıp bir halkın din değiştirme tartışmasını sözlük biçiminde yeniden kuran postmodern bir labirenttir. Metin; Hristiyan, İslam ve Yahudi kaynaklarını temsil eden kırmızı, yeşil ve sarı bölümlere ayrılır. Aynı kişiler ve olaylar farklı inanç geleneklerinin maddelerinde başka anlamlar kazanır. Okur baştan sona ilerlemek zorunda değildir; maddeler, çapraz göndermeler ve düş anlatıları arasında kendi okuma yolunu kurabilir.
Romanın merkezindeki Hazar Polemiği tarihsel bir çekirdekten yola çıkar, fakat Pavić bunu güvenilir bir tarih kitabına dönüştürmez. Rüya avcıları, zehirli kitaplar, zamanlar arasında dolaşan kişiler ve sahte kaynaklar, bilginin nasıl üretildiğini sorgulayan kurmacanın parçalarıdır. Erkek ve kadın baskıları arasındaki küçük fakat anlamlı fark da tek ve değişmez metin fikrini bozar. Böylece sözlük düzeni, kesinlik sağlamak yerine birbirini tamamlayan ve çürüten anlatılar üretir.
Hazar Sözlüğü sabit olay örgüsünden çok bağlantı kurma zevki sunar. İlk okumada isimler ve dönemler yorucu olabilir; bir maddeyi diğerine taşıyan işaretleri izlemek romanın ritmini açar. Eserin asıl sorusu Hazarların hangi dini seçtiğinden önce, geçmişi kimin kayda geçirdiği ve okurun çelişkili hikâyeler arasında neyi gerçek kabul ettiğidir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi
“Ağaçlar kendi gıdalarına, yani ışığa, uzanırken güzellik inşa etmişler. Bense kendi gıdamdan ancak anı inşa edebiliyorum. Açlığım beni güzel kılmayacak.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş