"Sevmek, bir başkasının hayatını kendinden daha çok önemsemek değilmiş meğer. Sevmek, o hayatın içinde yok olmayı göze almakmış."

?lhami Algor, soka??n sesiyle mahallenin ablalar? Muzeyen ve Nezahat'in k?r?k hikyelerini anlat?yor! ?ronik dilinin gucuyle bir donemin kultle?en iki roman? Fakat Muzeyyen Bu Derin Bir Tutku ve Albay?m Beni Nezahat ile Evlendir tek bir kitap olarak okurla yeniden bulu?uyor.Veletlerden baz?lar?, hal ve tav?rlar? ile çocu?a mesaj gonderiyor, “Senin resmin de?i?ik evlat” diyorlard?.“Seni kimse bakkala çakkala gondermez, herhangi bir ?ey için seslenmezler sana. Kibarl?klar? tutar, “Bakar m?s?n yavrum?” derler sana, “Sen kimin misafirisin?”Veletler, domuz gibi biliyorlard? ki, misafirin semtinde taksi telefonla ça?r?l?r, bakkal i?lerini kap?c? gorurdu.Yine de, co?rafyas? farkl? çocu?a, mahalli urunler olarak, kendi kendilerine iken yapmad?klar? fakat misafir gozun varl???ndan haberdar olduklar? için nedense kendileri de olamad?klar? bir aral?kta, abart?l? hareketler sergiliyorlar, korkusuz cengver, b?çk?n, f?rlama rollerinden çe?itlemeler sunuyorlard?.Misafir çocu?un
Bookspace topluluğundan 2 gönderi
"Sevmek, bir başkasının hayatını kendinden daha çok önemsemek değilmiş meğer. Sevmek, o hayatın içinde yok olmayı göze almakmış."
"Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını sevmekle bitmez. Bir kadını sevmek, onunla birlikte dünyayı da sevmektir."