
Haritalarda bulunmayan uzak bir ülkeye ulaşan anlatıcı, ilk bakışta düzenli görünen Erewhon toplumunun alışılmadık kurallarıyla karşılaşır. Samuel Butler'ın Erewhon romanında zenginler, yoksullar ve monarşi varlığını sürdürür; fakat hastalık suç sayılırken hırsızlık gibi eylemler karakter zayıflığı olarak değerlendirilir. Tanıdık kurumların ters çevrilmesi, bu ülkeyi ideal bir ütopyadan çok Viktorya toplumunun çelişkilerini yansıtan bir hiciv alanına dönüştürür.
Erewhonlular sevgi, adalet ve umut gibi yüce değerleri benimsediklerini söyler, günlük yaşamlarında ise başka bir düzene boyun eğerler. “Müzik Bankaları” dinî ve mali kurumların iç içe geçtiği törensel bir yapıyı temsil eder. Ülkede makineler de gelecekte insanın efendisi olabilecekleri korkusuyla yasaklanmıştır. Anlatıcının başlangıçtaki hayranlığı, kuralların ardındaki ikiyüzlülüğü ve mantıksal tutarsızlıkları gördükçe eleştirel bir bakışa dönüşür.
Erewhon, yolculuk anlatısı ile toplumsal taşlamayı birleştiren erken bir karşı-ütopya romanıdır. Butler, yabancı bir ülkenin âdetlerini anlatıyormuş gibi yaparak kendi çağının din, sınıf, ceza, sağlık ve sanayileşme anlayışını sorgular. Mizah, kuralların tuhaflığından doğarken asıl hedef insanların inanmadıkları düşüncelere topluca uyum göstermesidir. Roman, ilerleme adı verilen düzenin hangi korkular ve çıkarlar üzerine kurulabileceğini araştırır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş