
Evrensel bir tanrı fikri, kültürlerin birbirinden farklı anlatıları arasında nasıl düşünülebilir? Samuel Butler, Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı; God the Known, God the Unknown eserinde belirli bir çağın ya da coğrafyanın inancını tek ölçü kabul etmek yerine, çeşitli tanrı tasavvurlarını karşılaştırmalı bir düşünce akışı içinde ele alır. Babil kozmolojisinden Yunan ve Sami geleneklerine, Hint ve Uzakdoğu mitolojilerinden Sibirya anlatılarına uzanan geniş çerçeve, ortak bir öz arayışına hizmet eder.
İnceleme, canlılığın ne olduğuna ilişkin tartışmaları din düşüncesiyle yan yana getirir. Evrenin dışında konumlandırılan güçler, deist açıklamalar ve İbrahimî dinlerdeki kendini var eden tanrı anlayışı, birbirinden kopuk örnekler olarak bırakılmaz. Butler bu görüşlerin hangi ihtiyaca cevap verdiğini ve insanın değişim karşısındaki direnciyle nasıl ilişkilendiğini sorgular. Canlıların değişebilme yetisinin kabul edilmesinde yaşanan güçlük, düşünsel alışkanlıkların dönüşümüne dair daha genel bir örnek haline gelir.
Kısa felsefi deneme biçimi, mitoloji tarihi ile kavramsal eleştiriyi birleştirir. Amaç, farklı inançları tek bir öğreti içinde eritmekten çok, bilinen tanımların ötesinde kalan ortak soruyu görünür tutmaktır. Eser, tanrı kavramını canlılık, değişim, sağduyu ve tahammül meseleleriyle birlikte düşünerek okura karşılaştırmalı bir din ve fikir tarihi perspektifi sunar.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş