Enver Paşa’nın Trablusgarp Günlüğü, İtalyan işgaline karşı direnişi örgütlemek amacıyla Trablusgarp’a giden Enver Paşa’nın o dönemde dostlarına yazdığı mektuplardan derlenmiştir. Metinler, bir asker ve siyasetçinin cephedeki deneyimini doğrudan mektup biçiminde taşıması bakımından döneme ilişkin önemli bir kaynak niteliği kazanır. Yazışma biçimi, olayların sonradan kurulmuş tek sesli bir anlatıdan ziyade dönem içinden gelen tanıklıklar olarak izlenmesini sağlar. Dostlara yöneltilmiş anlatım ile askerî mücadelenin koşulları aynı sayfalarda buluştuğundan, kişisel gözlem ve kamusal tarih arasında belirgin bir geçiş oluşur.
Mektuplar ilk yazıldıkları özel iletişim bağlamında kalmamıştır. Alman Genelkurmayı tarafından günlük şeklinde düzenlenmiş ve 1918 yılında basılmıştır. Ardından cephedeki subaylara propaganda amacıyla dağıtılması, belgenin kişisel tanıklık ile resmî kullanım arasındaki konumunu değiştirir. Okur, mektupların hem yaşanan direnişe dair izler taşıdığını hem de daha sonra belirli bir amaçla yeniden çerçevelendiğini görür. Düzenleme ve dağıtım süreci, metnin nasıl farklı bir okur kitlesine ve işleve taşındığını da açığa çıkarır.
Derlemenin tarihsel değeri, bu iki katmanı birlikte barındırmasından gelir. Trablusgarp’taki örgütlenme çabası ve Enver Paşa’nın dostlarına hitabı, sonradan oluşturulan günlük düzeniyle buluşur. Bu yayın, kişisel yazışmaların savaş ortamında nasıl tarihsel belgeye ve propaganda malzemesine dönüştürülebildiğini gösteren dikkat çekici bir geçmiş sunar.