
Buhara'nın yıkılışından sonra Celaleddin Harzemşah, babasının ölümüyle dağılan orduyu yeniden toplamak ve kaybedilen devlet düzenini ayağa kaldırmak zorundadır. Yavuz Bahadıroğlu'nun Elveda Buhara romanı, Buhara Yanıyor'da başlayan tarihsel mücadelenin devamını Celaleddin ile Temür Melik çevresinde sürdürür. Moğol baskısı karşısında kazanılan askerî başarılar, kalıcı bir siyasi birlik kurmaya yetmeyen kırılgan bir zeminde gerçekleşir.
Romanın gerilimi dış düşmanla savaş kadar, aynı inanç ve coğrafya çevresindeki devletlerin birbirine güvenememesinden doğar. Irk, iktidar ve kardeşlik tartışmaları, ortak tehlikeye rağmen ittifakların çözülmesine yol açar. Celaleddin, bir yandan ordusunun direncini korumaya çalışırken diğer yandan istemediği çatışmalara sürüklenir. Temür Melik'in mücadeledeki yeri, kişisel cesaret ile devletin devamı arasındaki bağı güçlendirir.
Elveda Buhara, Harzemşahlar dönemini savaş sahneleriyle siyasi bölünmelerin iç içe geçtiği bir tarihî roman biçiminde anlatır. Kahramanlık, tek başına zafer getiren bir özellik olarak sunulmaz; dayanışma eksikliği ve kısa vadeli hesaplar askerî gücü sürekli aşındırır. Eser, yıkılan bir devletten yenisini kurma arzusunu merkeze alırken, ortak tehdide karşı birleşememenin tarihsel bedelini kişilerin kararları üzerinden inceler.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş