
Kendi müziğini duymayanlar, dans edenleri deli sanırlar."

Hayatından ansızın çıkan bir kadının izini zihninde sürmeye devam eden yalnız bir adam, Dans Dans Dans içindeki tekinsiz arayışın merkezindedir. Haruki Murakami’nin anlatıcısı, aylarca birlikte yaşadığı bu kadının gerçek adını bile bilmediğini fark eder. Kadın seçkin müşterilere hizmet veren bir telekız servisinde çalışırken küçük bir yayınevinde düzeltmenlik ve kulak modelliği de yapmış, ardından yağmur gibi gelip geçtiği hayattan kaybolmuştur.
Bu yokluk, anlatıcıyı hatıralarla gerçeklik arasındaki sınırın giderek inceldiği bir dünyaya çeker. Yoluna sezgileri olağanüstü güçlü küçük bir kız çıkar; müzik, rastlantılar ve açıklanamayan bağlantılar arayışın ritmini belirler. Murakami’nin başka metinlerinden tanınan Koyun Adam da gündelik hayatın altındaki gizemli düzleme açılan rehberlerden biri olur.
Anlatı, kayıp bir kişiyi bulma çabasını yalnızlık, bellek ve insanın kendi yaşamına yeniden anlam verme isteğiyle birleştirir. Şehir hayatının sıradan ayrıntıları ile düşsel karşılaşmalar yan yana ilerlerken anlatıcı, geride kalan işaretleri takip etmek ve hareket etmeyi sürdürmek zorundadır. Dans Dans Dans, melankoliyle mizahı, polisiye merakla gerçeküstü atmosferi buluşturan; bağ kurmanın ve kayboluşun bıraktığı boşluğu araştıran katmanlı bir anlatıdır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Kendi müziğini duymayanlar, dans edenleri deli sanırlar."
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş