
Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna …

Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987), Nilgün Marmara'nın on yıla yayılan şiir üretimini kendi seçimiyle bir araya getirdiği toplamdır. Şairin yayımlanmasına izin verdiği bu metinler, ölümünden sonra kitaplaşmış olsa da rastgele derlenmiş bir arşiv görünümü taşımaz. Dönemler arasında değişen ses, kırılgan bir benliğin dünyayla kurduğu gerilimli ilişkiyi izlemeye imkân verir.
Marmara'nın şiirinde yabancılaşma, ölüm, beden, kent ve kimlik soruları yoğun imgelerle açılır. Renkler, aynalar, çocukluk çağrışımları ve parçalanmış mekânlar, duyguyu doğrudan açıklamak yerine zihinsel bir atmosfer kurar. Sözdizimindeki kırılmalar ve alışılmadık kelime birliktelikleri okurun metne yavaşça yaklaşmasını ister; anlam tek bir cümlede kapanmaz, şiirler arasında dolaşan çağrışımlarla çoğalır.
Bu kitap, şairin dünyasını biyografik bir meraka indirgemeden okumak için güçlü bir başlangıç noktasıdır. Toplumsal duyarsızlığa ve kişiliksizleşen kent hayatına yönelen itiraz, içe dönük varoluş sorgusuyla aynı dilde buluşur. Nilgün Marmara'nın özgün sesi, yoğun karanlığın içinde ironiye ve direnme arzusuna da yer açar. Modern Türk şiirinde deneysel imge, kadınlık deneyimi ve kentli yalnızlığın kesişimini araştıran okurlar için seçki, tekrar dönülmeyi gerektiren katmanlı bir okuma sunar.
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna …

Çocukluğun kendini saf bir biçimde, Akışa bırakması ne güzeldi. Yiten bu işte...

Ah Nilgün Marmara... Biliyorum, bir gün dayanamayacak küçük kalbim’ diyerek 29 yıllık hayatının ardında yazdıklarını bırakıp sessiz bir çığlığa gömülen, 'Dünyaya Yaralı' şair Benim için kırk yılda bir gibisin,öyle eksik, öyle hazin... #NilgünMarmara

Bu tükenişle hiçbir yeni yaşama başlanamaz. Nilgün Marmara

“Beklentim yokmuş gibi davranıp, içime dünyalar kadar umudu sığdırmaktan yoruldum.”

Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...
“Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...”
“... Biz ince yüzlü ince gözlüleri de sevdik Yanakları dolgun, yaşları eksik olanları da, Sevdik toprağa karışma zamanını erteleyenlerin sıkıntılarını da, kuşları da sevdik, böcekleri de!”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş