
Korku hüküm sürdüğü sürece adalet gerçekleşemez; ama gecenin ardından gün nasıl doğuyorsa, adaletsizlik de bir gün son bulacak.

Kahire'yi andıran bir sokağın kuşaklar boyu süren hikâyesini kuran Necîb Mahfûz'un Cebelavi Sokağının Çocukları, büyük bir evin sahibi Cebelavi ile onun mirası çevresinde şekillenir. Sokakta güç, yoksulluk ve adalet arayışı tekrar tekrar yeni önderler ve yeni çatışmalar üretir. Birbirine bağlanan anlatı bölümleri, İbrahimî dinlerin ortak hafızasını alegorik bir mahalle tarihine taşırken karakterleri yalnızca simgesel karşılıklara indirgemez. Her kuşak, kendinden öncekilerin kurduğu umutla ve bıraktığı eşitsizlikle yeniden yüzleşir.
Mahfûz kutsal tarih çağrışımlarını günlük hayatın sert maddi koşullarıyla yan yana getirir. Kabadayıların yönettiği sokak, uzak ve korunaklı büyük ev, anlatıcıların koruduğu hatıralar ve sıradan insanların adalet talebi aynı toplumsal düzenin parçalarıdır. Eserin yapısı ilerleyen bir zafer çizgisinden çok döngüsel bir sınav hissi yaratır: kurtuluş vaadi belirir, düzen sarsılır, ardından iktidar başka bir biçimde geri döner. Bu tekrar, inanç ile siyasal otorite arasındaki ilişkiyi tek bir döneme kapatmayan geniş bir düşünce alanı açar. Romanın tartışmalı gücü de alegoriyi hazır bir anahtar olmaktan çıkarıp adalet, bilgi ve insanın ortak hafızası üzerine sürekli yenilenen bir soru haline getirmesindedir.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Korku hüküm sürdüğü sürece adalet gerçekleşemez; ama gecenin ardından gün nasıl doğuyorsa, adaletsizlik de bir gün son bulacak.

unutkanlık niçin sokağımızın baş belasıdır?

"Sokağımızın baş hastalığı olan unutkanlık olmasa bu iyi örnekler boşa gitmezdi. Ama unutkanlık sokağımızın vebası gibidir..."
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş