
Bence katillerin çoğu nefret ettikleri kimselerden çok, sevdiklerini öldürüyorlar. Çünkü ancak çok sevdiğin biri senin yaşamını cehenneme çevirebilir.

Leonides ailesinin Üç Kuleli Malikâne'deki düzeni, büyükbaba Aristide Leonides'in insülin iğnesiyle öldürülmesi üzerine parçalanır. Agatha Christie, Çarpık Evdeki Cesetler'de kapalı bir aile çevresini cinayet soruşturmasının merkezine yerleştirir. Dışarıdan güçlü ve varlıklı görünen evde, miras ilişkileri, eski kırgınlıklar ve birbirinden saklanan düşünceler her aile ferdini olası şüpheli hâline getirir.
Sophia Leonides'in nişanlısı Charles Hayward, cinayetin aile içinden biri tarafından işlendiğini gösteren işaretler karşısında gerçeği araştırmaya başlar. Sophia'yla kurmak istediği gelecek, soruşturmanın sonucuna bağlıdır; bu nedenle Charles hem tanıdığı insanlara güvenmek hem de onların ifadelerindeki boşlukları görmek zorundadır. Malikânenin ortak yaşamı, olayların dışarıdan bir suçluya bağlanmasını zorlaştıran dar bir şüpheli çemberi kurar.
Romanın “çarpık ev” imgesi, fiziksel mekân kadar aile ilişkilerindeki dengesizliği de taşır. Christie ipuçlarını konuşmalar, gözlemler ve karakterler arasındaki güç farkları içinde dağıtır; gerilimi hızlı bir kovalamacadan çok güven duygusunun aşınmasıyla büyütür. Çarpık Evdeki Cesetler, çözümü açıklamadan önce okuru aynı evde yaşayan insanların birbirleri hakkında ne kadar az şey bildiğini sorgulayan psikolojik bir aile polisiyesi sunar.
Bookspace topluluğundan 10 gönderi

Bence katillerin çoğu nefret ettikleri kimselerden çok, sevdiklerini öldürüyorlar. Çünkü ancak çok sevdiğin biri senin yaşamını cehenneme çevirebilir.

Her konuda bir açık kapı, ufak da olsa bir kuşku payı bırakmak gerekir.

Sanırım ondaki acımasızlık düş gücü eksikliğinden kaynaklanıyordu.

SON Bugün Büyükbabamı öldürdüm…

Herkesin yalnızca günü yaşamak istediği, hiçbir şeyin anlam taşımadığı, bir kargaşa ve kaos döneminin içindeyiz.

Gereği yokken açıklama yapmak çok büyük hatadır.

Bence katillerin çoğu nefret ettikleri kimselerden çok, sevdiklerini öldürüyorlar. Çünkü ancak çok sevdiğin biri senin yaşamını cehenneme çevirebilir.

Kişilik oluşturulmaz! İnsanda ya vardır ya da yoktur.

Tamamen deneyimlerime dayanarak şimdiye dek rastladığım katillerden hemen hiçbirinin içtenlikle, ciddi anlamda pişmanlık duyduğunu düşünmüyorum... Belki de Kabil'in laneti bu.

YENİ KİTAP Herkesin yalnızca günü yaşamak istediği, hiçbir şeyin anlam taşımadığı, bir kargaşa ve kaos döneminin içindeyiz. Etrafımızdakiler kolayca evleniyor, boşanıyor, aşık oluyor ve ayrılıyor...
“Bence katillerin çoğu nefret ettikleri kimselerden çok, sevdiklerini öldürüyorlar. Çünkü ancak çok sevdiğin biri senin yaşamını cehenneme çevirebilir.”
“Herkesin yalnızca günü yaşamak istediği, hiçbir şeyin anlam taşımadığı, bir kargaşa ve kaos döneminin içindeyiz.”
“Tamamen deneyimlerime dayanarak şimdiye dek rastladığım katillerden hemen hiçbirinin içtenlikle, ciddi anlamda pişmanlık duyduğunu düşünmüyorum... Belki de Kabil'in laneti bu.”
“YENİ KİTAP Herkesin yalnızca günü yaşamak istediği, hiçbir şeyin anlam taşımadığı, bir kargaşa ve kaos döneminin içindeyiz. Etrafımızdakiler kolayca evleniyor, boşanıyor, aşık oluyor ve ayrılıyor...”
“Her konuda bir açık kapı, ufak da olsa bir kuşku payı bırakmak gerekir.”
“Sanırım ondaki acımasızlık düş gücü eksikliğinden kaynaklanıyordu.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş