
Ünlü ressam Amyas Crale'in ölümü üzerinden yıllar geçmiştir; cinayetten suçlu bulunan karısı ise ardında cevaplanmamış sorular bırakmıştır. Agatha Christie'nin Beş Küçük Domuz romanında genç bir kadın, annesinin babasını öldürmediğine inanarak Hercule Poirot'dan eski davayı yeniden incelemesini ister. Poirot'nun önünde taze delillerin bulunduğu bir olay yeri değil, zamanla değişmiş anılar ve geçmişte verilmiş bir mahkûmiyet vardır.
Soruşturmanın gerilimi, cinayetin nasıl işlendiğinden önce tanıkların aynı günü nasıl farklı hatırladığı üzerinde yoğunlaşır. Amyas'ın çapkınlığı, çevresindeki ilişkileri karmaşıklaştırmış; karısına yönelen şüphe ise olayın tek açıklaması olarak kabul edilmiştir. Poirot, genç kadının talebini değerlendirirken yıllardır kapalı duran dosyadaki kuşkuları yeniden sıralamak ve insanların anlattıklarıyla sakladıkları arasındaki boşlukları ölçmek zorundadır.
Beş Küçük Domuz, geçmişe dönük kurulmuş bir Hercule Poirot polisiyesidir. Christie, güncel bir kovalamaca yerine hafızanın güvenilirliğini ve eski önyargıların adalet üzerindeki etkisini öne çıkarır. Yıllar önce verilen hüküm, gerçeğin bütünüyle aydınlandığı anlamına gelmez. Roman, suçlunun kimliğini açıklamadan Poirot'nun birbirinden farklı anlatıları nasıl karşılaştırdığını ve bir kızın annesine duyduğu inancın kanıtla desteklenip desteklenemeyeceğini izler.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!