
Halide Nusret Zorlutuna, Büyükanne romanında 1970’lerin çiftlik ve köy hayatını iyilik etrafında kurulan sıcak bir topluluk üzerinden anlatır. Merkezde, modern yaşamla geleneksel değerleri kendi kişiliğinde dengeleyen duyarlı bir hanımefendi bulunur. Büyükanne yalnız ailesinin saygı duyduğu bir kişi değildir; çiftlikte ve köyde çocuklardan yetişkinlere kadar herkesin sevdiği, zor anlarda yardımına başvurduğu güvenilir bir figürdür. İnsanların sıkıntılarına yetişmesi ve kötülükle karşılaştığında bile iyileştirici bir yol araması, romanın ahlaki eksenini oluşturur. Eser, bu karakteri kusursuz bir simgeye dönüştürmek yerine yaşamından kesitlerle onun çevresinde yarattığı etkiyi gösterir. Çiftlik ve köy, geçmişe duyulan özlemin dekoru olmanın ötesinde komşuluk, sorumluluk ve karşılıklı desteğin sınandığı canlı bir çevredir. Büyükanne, değişen toplum içinde nezaketin ve dayanışmanın korunup korunamayacağını gündelik ilişkiler aracılığıyla araştırır. Zorlutuna’nın anlatısı, büyük çatışmalardan çok insanların birbirine davranışındaki küçük seçimlere önem verir. Romanın iyimser dünyası, zorlukların bulunmadığı bir yer değil, sorunların şefkat ve ortak çabayla dönüştürülebildiği bir hayat ihtimali sunar. Onun çevresinde kurulan güven, farklı kuşakların aynı yaşam alanında birbirini anlamasına yardımcı olur.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş