
Alt sınıftan bir kâtip, bir sabah uyandığında burnunun yerinde olmadığını fark eder. Çevresinde küçümsenen, maddi sıkıntı çeken ve işini kaybetmekten korkan adam için bu kayıp yalnız fiziksel bir tuhaflık değildir; kurumundaki görünüşünü ve toplumdaki yerini tehdit eder. Yardım istemek üzere başkomisere gider, fakat beklediği ilgiyi göremez.
Kendi başına aramaya başladığında burnunu sokaklarda beşinci dereceden bir memur olarak dolaşırken görür. Organın sahibinden daha yüksek bir statü kazanmış görünmesi, öykünün fantastik mizahını bürokratik hiyerarşi eleştirisine dönüştürür. Adam burnunu takip etmeye çalışsa da onun yeniden kaybolması, güçsüzlük ve dışlanmışlık duygusunu artırır.
Gogol, Burun'da gerçeküstü bir olayı son derece ciddi bir toplumsal düzen içinde anlatır. Kayıp burun, insanın bedenine, kimliğine ve saygınlığına kadar yayılan iktidarsızlığın simgesine dönüşür. Öykü, tek tipleşmenin ve makam tutkusunun bireyselliği nasıl aşındırdığını keskin ironiyle gösterir. Kahramanın arayışı komik görünürken onun aşağılanma korkusu ve görünür olma isteği gerçek bir acı taşır. Burun, fantastik edebiyat ile bürokrasi hicvini yoğun ve unutulmaz bir anlatıda birleştiren Gogol klasiğidir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş