
dünyaya değen yerlerimi kanatıyorum belki pis kan boşalır.

Kendisine biçtiği rolü oynayarak mutsuz evliliğini sürdüren Önder, Bu Filmin Kötü Adamı Benim'de geçmişindeki eksik parçaları aşk ilişkilerinde arayan başarısız bir yazardır. İzzet ve Gaye'yle kurduğu üçlü bağ, ona yalnız olmadığını ve hayatının anlam kazanabileceğini düşündürür. Gaye'nin bakışında başka birine dönüşme arzusu, Önder'in kendi benliğiyle arasındaki mesafeyi büyütür. Aşkı bir kurtuluş sahnesi gibi yaşarken suç, günah ve sorumluluk soruları giderek ağırlaşır.
Defne de aynı mutsuz evlilikten çıkmaya çalışır; ancak seçtiği yol ilişkilerin düğümünü daha karmaşık hale getirir. Önder'in kararlılığı, eski Amerikan filmlerindeki saf kahramanlara duyduğu özlemle beslenir, gerçek hayat ise bu kolay rollere uymaz. Bir intihar dört kişinin yaşamını değiştirerek herkesin kendisi hakkında kurduğu hikâyeyi kırar.
Murat Gülsoy, yüzeyde sıradan görünen şehir hayatının altında dolaşan karanlık duyguları psikolojik ayrıntılarla açar. Önder'in baba figürüyle hesaplaşması, Türkiye'de ve şehirde erkek olmanın çelişkilerini sevgi, bencillik ve sıradan kötülük çevresinde sorgular. Anlatı, bir insanın kendi filminde kahraman mı, kurban mı yoksa kötü adam mı olduğuna karar vermesinin kolay olmadığını gösteren yoğun bir vicdan araştırmasıdır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

dünyaya değen yerlerimi kanatıyorum belki pis kan boşalır.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş