
ne kadınlar sevdim zaten yoktular yağmur giyerlerdi sonbaharla bir azıcık okşasam sanki çocuktular bıraksam korkudan gözleri sislenir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir

İmkânsız aşklar ve kent hayatının kırılgan ilişkileri, Böyle Bir Sevmek'teki şiirlerin temel duygusal alanını oluşturur. Attilâ İlhan, sevilen kişinin gerçek ile düş arasında belirsizleştiği anları güçlü görüntüler ve akılda kalan bir sesle işler. Başlığa adını veren şiirdeki yokluk duygusu, aşkın yaşanmış bir yakınlık kadar ulaşılamayan bir hayal olabileceğini de düşündürür.
Koleksiyon, insanı korkuları, acıları, sevinçleri ve tutkularıyla bir bütün olarak ele alır. Bireysel deneyim toplumsal çevreden ayrılmaz; kişinin iç dünyasıyla yaşadığı dönemin koşulları arasında sürekli bir ilişki kurulur. Kent, bu şiirlerde aşkların gerçekleştiği nötr bir arka plan değil, özlemi ve düş kırıklığını biçimlendiren etkin bir ortamdır.
Attilâ İlhan'ın şiir dili, konuşma tonuyla güçlü ritmi birleştirir. Böyle Bir Sevmek, romantik duyguyu kolay bir teselliye dönüştürmeden sevmenin çelişkilerini ve insanın kendi içinde taşıdığı karşıtlıkları araştırır. Düşlenen kadınlar, sonbahar, yağmur ve sis gibi imgeler, kişisel hafızayı ortak bir şehir duygusuna açar. Eser, aşk şiirlerinin yanında toplumsal ve bireysel diyalektiği de taşıyan, okurun kendi duygularını tanıyabileceği çok katmanlı bir şiir kitabıdır.
Bookspace topluluğundan 5 gönderi

ne kadınlar sevdim zaten yoktular yağmur giyerlerdi sonbaharla bir azıcık okşasam sanki çocuktular bıraksam korkudan gözleri sislenir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir

"O sözler ki kalbimizin üstünde Dolu bir tabanca gibi Ölüp ölesiye taşırız O sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan uğrunda asılırız.”

seni ben kallavi sokağı'nda gördüm sen beni görmedin görmedin kapıları çaldım adını sordum söylemediler öğrenemedim seni ben kallavi sokağı'nda gördüm bir daha görmedim bilmedim belma sebil adını yakıştırdım aklıma geldikçe her sefer gözlerinin mavisini bitirdim saçlarının siyahına başladım kallavi sokağı'nda güvercinler benim karanlık istanbul'um bir esnaf kahvesine oturdum belma sebil ya geçti ya geçer rüzgarını içime doldururum kallavi sokağı'nda güvercinler bunca yıl sönmemiş umudum nisan değilse mayıs perşembe değilse pazar ben belma sebil'i bulurum Atilla İlhan

BÖYLE BİR SEVMEK ne kadınlar sevdim zaten yoktular yağmur giyerlerdi sonbaharla bir azıcık okşasam sanki çocuktular bıraksam korkudan gözleri sislenir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir hayır sanmayın ki beni unuttular hâlâ arasıra mektupları gelir gerçek değildiler birer umuttular eski bir şarkı belki bir şiir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir yalnızlıklarımda elimden tuttular uzak fısıltıları içimi ürpertir sanki gökyüzünde bir buluttular nereye kayboldular şimdi kimbilir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir Attila İLHAN

Kimi sevsem sensin hayret.....
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş