
<br/><br/><br/><br/><br/><br/><br/><br/><br/><br/><br/><br/><br/><br/><br/><br/><br/><p>Osmanlı yürekli olmak</p><br/><br/><p>Fatihler nasıl yetişir?</p><br/><br/><p>Devlet, milletle nasıl bütünleşir?</p><br/><br/><p>Amerika'dan nasıl vergi alırdık?</p><br/><br/><p>Padişahlar diktatör müydü?</p><br/><br/><p>Farklı kültürler nasıl bir arada yaşardı?</p><br/><br/><p> </p><br/><br/><p>Tarih sürekli bir başlangıçtır. </p><br/><br/><p>Osmanlı toplumu, bir sevgi, şefkat ve yardım<br/>toplumuydu. Devlet, "hayat ve hayrat devleti", insan hayrat ve<br/>hasenat insanıydı. Osmanlı'da hayat ahirete dönüktü. Ahirete dönük olduğu için<br/>de hayatta fuzuli şeylere yer yoktu. Osmanlı insanı kıble yürekliydi.<br/>Faziletliydi, dürüsttü, çevreciydi, medeniydi, nazikti; cihana örnekti. Hedef<br/>ve gayret sahibiydi. Zaferler ve başarılar hayatın bir parçasıydı. Osmanlı'da,<br/>insan hakları gözetilirdi. Herkes ibadetinde, kıyafetinde, seyahatinde,<br/>ticaretinde özgürdü. Osmanlı'da "güçlü olan haklı" değil, "haklı<br/>olan güçlü"ydü. Adalet duygusu, hayatın her alanını kaplamıştı. Devlet<br/>milletle bütünleşmişti. Farklı kültürler, asırlarca barış içinde bir arada<br/>yaşamıştı. Osmanlı, yetiştirdiği "cevher" insanlarla dünyaya nam<br/>salmıştı.Tarih gerçek bir "ibret aynası" ve tam bir "tecrübe<br/>tahtası"dır. Ve boşuna yaşanmış bir tecrübeler yığını değildir. Bugün,<br/>geçmişimizden ders almanın ve "yeniden Osmanlı" demenin tam zamanı. </p><br/><br/><p>[Nesil Yayınları] </p>
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!