
“Bir kadın, kendi hikâyesini yazmazsa, başkaları onun adına yazar.”. O sırada kimsenin yazmasına müsade etmeyen ben 😄

Afganistan'da farklı kuşaklardan iki kadının yolları, ailelerin ve savaşın belirlediği zor koşullar içinde kesişir. Khaled Hosseini'nin Bin Muhteşem Güneş romanı, küçük yaşta evlendirilen kızların, çocuğu olmadığı için değersizleştirilen kadınların ve geçmişte kalan aşklara tutunan insanların hayatlarını ortak bir evde buluşturur. Başlangıçta birbirine mesafeli duran kadınlar, gündelik baskılar ve kayıplar karşısında giderek güçlü bir dostluk kurar. Bu bağ, çıkışsız görünen yaşamlarında duygusal bir sığınaktan fazlasını sağlayarak karar alma ve birbirini koruma imkânı yaratır. Kadınların ortaklığı, dayatılan sessizliği birlikte aşabilecekleri bir alan oluşturur.
Hosseini, kişisel hikâyeleri ülkenin değişen siyasal ortamından ayırmaz. Ev içindeki şiddet, zorunlu seçimler ve dışarıdaki çatışmalar aynı hayatları farklı yönlerden kuşatır. Romanın merkezinde acının yanında dayanışmanın insanlara açabildiği yeni yollar bulunur. Geçmişe gömülmüş sevgi ile geleceğe dair umut, karakterlerin fedakârlıklarını anlamlandıran iki güç hâline gelir. Bin Muhteşem Güneş, Afganistan'ın yakın tarihini kadınların deneyimleri üzerinden anlatan; dostluk, annelik, aşk ve hayatta kalma iradesini iç içe geçiren kapsamlı bir toplumsal romandır.
Bookspace topluluğundan 49 gönderi

“Bir kadın, kendi hikâyesini yazmazsa, başkaları onun adına yazar.”. O sırada kimsenin yazmasına müsade etmeyen ben 😄

“Bazı acılar vardır, insanın içinde sessizce büyür; kimse fark etmez ama seni baştan aşağı değiştirir.”

“Acı geçmez; insan sadece onunla yaşamayı öğrenir.”

Yine de, karanlıkta bile umut bir şekilde yolunu bulurdu; çünkü insan kalbi, karanlıkta bile ışığı aramaktan vazgeçmez.

Sonra, alaya başladı. " Senin kadar sersemini de görmedim! seni umursadığını, evine kabul edeceğini sanıyorsun, ha! seni kızı gibi görüyor... evine alacak öyle mi? Bak sana ne diyeyim. Bir erkeğin kalbi fesat, habis bir şeydir, Meryem. Bir ananın rahmine hiç benzemez. Kanamaz, sana yer açmak için genişlemez.
Tıpkı kuzeyi gösteren bir pusula gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da her zaman bir kadını gösterir.

MERYEMCO

-Bazen çekip gitmeyi düşünüyorum, dedi. -Nereye? -Unutmanın kolay olacağı bir yere!!!

Herkes khaled Hosseini Uçurtma Avcısı ile bilir ve sanırım en çok okunan kitabı.. Fakat bende derin etki bırakan, ağlatan ve etkisinden çıkarmayan Bin Muhteşem Güneş oldu.. Bende yeri apayrı ve bence Uçurtma Avcısından daha derin daha sürükleyici… Herkes okumalı..

"Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir."

Güneşle beraber uyanan hayaller, en çabuk çiçek açanlardır."

"Şimdi bildiği, tanıdığı her şeyden kopmuştu."

“Pusulanın hep güneyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir.”

Sırrını rüzgâra fısıldarsan, ağaçlara söylediği için suçlayamazsın...
"Sevgi, insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama."

Bazen çekip gitmeyi düşünüyorum. Nereye? Unutmanın kolay olacağı bir yere..

"çünkü bir toplumun,kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur,leyla.hiç yoktur."

pusulanın hep kuzeyi gösteren ibaresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman

Bu etkileyici ortadoğu romanını okurken, iyiki Atatürk'ün kurdugu Cumhuriyet rejiminde yaşıyorum dedirtiyor adeta, Taliban rejiminin karanlık taraflarına tanık oluyosunuz.

Evlilik bekleyebilir, eğitim beklemez.

"Bu kentin ne çatısını aydınlatan ayları sayabilirsin, Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi..."

Evlilik bekleyebilir, eğitim beklemez. Çünkü bir toplumun, kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur..

"Sarhoşun günahının bedelini hep ayık öder. Daima."

Sevgi, insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama.
“Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir.”
“Belki de yüreksizlerin asıl cezası budur: gerçeği iş işten geçtikten sonra, artık yapabilecek hiçbir şey kalmadığında görmek, anlamak.”
“Bakın, bazı şeyleri ben size öğretebilirim. Bazılarını kitaplardan öğrenirsiniz. Ama bazı şeyler vardır ki, mutlaka görmeniz ve hissetmeniz gerekir..”
“Evlilik bekleyebilir, eğitim beklemez. Çünkü bir toplumun, kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur.”
“Her kalp kendi acısını taşır, bazen sessizce, bazen haykırarak… Ama her acının içinde biraz umut saklıdır.”
“Sevgi insana zarar veren bir hatadır;işbirlikçisi,yani umutsa tehlikeli bir yanılsama”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş