
Bir yarayı iyileştiren, her şeyden önce orada bir yara olduğunu kabullenmekti.

Melisa Kesmez'in Bazen Bahar'ı, insanın kaçtığını, görmezden geldiğini veya unuttuğunu sandığı şeylerin yıllar sonra yeniden karşısına çıkabileceği düşüncesinden hareket eder. Hayat, kapanmamış defterleri sabırla saklar. Yarım kalan bir ilişki, çocukluğu geri çağıran bir ağaç ya da beklenmedik bir ayrılık işareti, geçmişin bugünkü duygulara nasıl sızdığını gösteren ayrıntılara dönüşür.
Öyküler kadın-erkek ilişkilerine, arkadaşlığa, aileye, şehre, doğaya ve gündelik eşyalara farklı açılardan bakar. Bir domates tohumu, telefon kulübesi, açık pencereden giren kelebekler veya beklenen bir bahçe, insanların incinmişliklerini ve özlemlerini taşır. Büyükşehrin gürültüsü, karmaşası ve yalnızlığı içinde kaçma arzusu ile bağ kurma ihtiyacı yan yana durur. Küçük ayrıntılar, yıllarca saklanan duyguların yeniden ortaya çıkmasına aracılık eder.
Kesmez, kırılmış ve yarım kalmış hayatları yalnız kayıp duygusuyla anlatmaz. Toparlanma, yeniden başlama ve hayata tekrar sarılma ihtimali de bu hikâyelerin içindedir. Bazen Bahar, iz bırakan yaraların kapanmadığını kabul ederken insanın onlarla birlikte yeni bir başlangıca yönelebileceğini gösterir. Geçmişin ısrarı ile geleceğin açıklığı arasındaki gerilim, kitabın duygusal merkezini kurar.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Bir yarayı iyileştiren, her şeyden önce orada bir yara olduğunu kabullenmekti.
“Bazen öyle oluyor. insan kabuklu böcek gibi bir şey. Baktı disarisiyla baş edemiyor, kaciveriyor içeri. Bu, kimsenin kabahati değil.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş