
Kâh mazinin acılarına kâh geleceğin kaygılarına savrula savrula geçen bir ömürle, hayatı kendine zindan eder insan.

Mustafa Ulusoy, Aynalar Koridorunda Aşk romanında insanın kendi varlığını başka birinin bakışında tamamlama arzusunu psikolojik ve manevi bir sorgulamaya dönüştürür. Ateşe yönelen pervaneler gibi başkasının dünyasında var olmaya çalışan karakterler, sevilmenin onları ne kadar taşıyabileceğini anlamaya uğraşır. Hikâyenin merkezindeki Dr. Mavi bir psikiyatristtir. Beyaz yaşlı bir hayatı, Kırmızı, Sarı ve Gri ise ruhun farklı acılarını ve çıkmazlarını temsil eden karakterler olarak onun çevresinde belirir. Her karşılaşma kalp kırıklığı, çaresizlik, isyan ve arzuya başka bir renk verir. Roman, bir insanın başka bir insanın kalbini tamamen doldurup dolduramayacağı sorusunu hazır bir romantik cevapla kapatmaz. Aşkın kaybedilmesi, karakterleri yalnızlığa mahkûm etmekten çok kendilerini bulmaya zorlayan bir eşik hâline gelir. Aynalar Koridorunda Aşk, psikiyatri görüşmelerini insanın bu dünyada var olma bedeline dair daha geniş bir düşünceyle birleştirir. Ulusoy, okuru kendi yansımaları arasında dolaştırırken çıkışın her zaman ilk akla gelen kişide bulunmadığını gösterir. Eserin renk ve ayna imgeleri, ruhsal çatışmaları soyut kavramlardan çıkarıp karakterlerin ilişkilerinde görünür bir yapıya kavuşturur.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Kâh mazinin acılarına kâh geleceğin kaygılarına savrula savrula geçen bir ömürle, hayatı kendine zindan eder insan.

İnsanların varoluşlarını bulmak için kendileri gibi etten kemikten kimselere ihtiyaç duyuşları garabetin kendisiydi. Varoluşsal önemini keşfedememiş insan, başkalarına bağımlı hale gelir. Bu bağımlılık hali bir yandan da benliğini incitir.
Seni düşündükçe zamanın bütün aynaları kırılıyor; çünkü hiçbir yansıma, içimdeki seni olduğu gibi gösteremiyor.
“İnsanların varoluşlarını bulmak için kendileri gibi etten kemikten kimselere ihtiyaç duyuşları garabetin kendisiydi. Varoluşsal önemini keşfedememiş insan, başkalarına bağımlı hale gelir. Bu bağımlılık hali bir yandan…”
“Kadının neyi dikkatini çekti?" "Sanki varlığının fark edilmesini istiyor. Her hareketi, ben buradayım, varım, anlamlıyım, beni fark edin diye haykırıyor.”
“İnsanlar varoluşlarını unuttuklarında, hayatlarını, "Ben sadece diğer insanların olduğumu varsaydıklarıyım"a indirgiyorlardı. Yaşamakla değil, görünmekle meşguldüler.”
“Hayatını, hakkında iyi şeyler düşünülmesi için tüketen ne çok insan vardı. Nefsim, sen de bunlardan birisin.”
“Beni dinlemen ve anlaman yeter, sevgili dostum. Bir insan başka bir insana daha ne verebilir ki?”
“İnsanın kendini değiştirmesinin bir yolu da budur; zihnindeki imgelerin anlamını değiştirmek.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş