
Melih Cevdet Anday, Aylaklar'da Meşrutiyet sonrasından Cumhuriyet Türkiye'sine uzanan toplumsal değişimi, Şükrü Paşa'dan kalma bir konakta yaşayan insanlar üzerinden inceler. Konağın düzeni geçmişten devralınmış ayrıcalıklarla sürerken aile üyeleri geçimlerinin kaynağını, emeğin hayatlarındaki yerini ve dışarıdaki dönüşümün kendilerini nasıl etkilediğini uzun süre sorgulamaz. Bu kayıtsızlık, romanın başlığındaki aylaklığı kişisel tembellikten çıkarıp bir sınıf ve zihniyet meselesine dönüştürür. Konağın çözülüşü, değişen ülke düzeninin küçük ama keskin bir modeli olur.
Nesime ve Dündar Bey gibi kişiler çevresinde ilerleyen konuşmalar, eski imparatorluk alışkanlıklarıyla yeni toplum arasındaki mesafeyi açığa çıkarır. Devletin ve ailenin sanki tükenmez bir kaynaktan beslendiği sanısı, ekonomik gerçeklik karşısında çözülmeye başlar. Anday karakterlerini yalnız bir dönemin temsilcileri olarak bırakmaz; onların şaşkınlığı, kendini kandırması ve geç kalmış fark edişleri aracılığıyla değişime direnmenin insani yüzünü gösterir.
Toplumsal çözümleme ile konak içindeki gündelik gerilimin birleşmesi, büyük tarihsel kırılmaları somut ilişkilere taşır. Okur, bir ailenin yavaş çöküşünde üretimden kopmuş yaşamın kırılganlığını ve Cumhuriyet döneminde yeniden biçimlenen değerleri birlikte görür.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş