
"Rumi, aşkın hayatın can suyu olduğuna inanırdı. Öyleyse eğer, tek bir katresi bile heba olmamalı."

Ya ortasındasındır AŞK'ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde... Ella Rubinntain (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte "sorunsuz" bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir. Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella'yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar... ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller... Aşk... kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası... Aşk... Elif Şafak'tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.
Bookspace topluluğundan 30 gönderi

"Rumi, aşkın hayatın can suyu olduğuna inanırdı. Öyleyse eğer, tek bir katresi bile heba olmamalı."

“ Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir. “

Biz dile söze bakmayız. Gönle hale bakarız!!!

Çünkü aşk, hayatın asıl özü, esas gayesidir. Mevlâna'nın bizlere hatırlattığı üzere, gün gelir, herkesi, ondan köşe bucak kaçanları bile, hatta "romantik" kelimesini bir suçlama gibi kullananları dahi kıskıvrak yakalar aşk.

Birinin ağzından bal gibi dökülen söz, bir başkasının kulağına zehir gibi gelebilir...

Her kelam her kulağa uymaz.

Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil.

Hislerini kağıda dökenlerdir,bu devirde aşk kavramının hala var olmasını sağlayan.. Cümlem devrik ama içerdiği anlam çok manevi ☺️ Yağmurlu bir Adana sabahından günaydın 🌸

"birinci kural: yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. şayet tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. yok eğer, tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir."

Yağmurlu bir Adana sabahından günaydın ☺️ İşte şimdi; kitap kahve sigara üçlüsünün tam zamanııı 😍😍😍

“Gerçek aşk ne fiziksel ne de romantiktir. Gerçek aşk, ruhsal bir bağdır. Aşık olmak sadece bir kelimedir; asıl mesele, o sevgide kalabilmektir.”

Doğu tasavvufu ile batı insan davranış bilimi psikolojiyi en iyi harmanlayan eser..Tasavvufa bu kitapla merak saldım..Aranıza yeni katıldım..Herkese Günaydın

“Birine sarılmak, iki kalbin aynı ritimde atmasıdır.”

Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi,yoksa dünyevi,semavi ya da cismani mi diye sorma? Ayrımlar ayrımları doğurur.Aşk’ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde ya da dışındasındır hasretinde.

Fırınlarda ekmek kalmadı;ben hala ham,hala aşkta bir çocuk gibi toy…

Kural 27: Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf geri döner. Şer çıkarsa, şer geri döner. Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece sadece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin ki her şey değişmiş. Senin gönlün değişirse, dünya değişir.

elif şafak yine damgasını vurdu çok güzel bir kitap dinginlik ve derin bir hayat felsefesi

Yüreğin şarkı söylediğinde, kelimelere gerek kalmaz. Ben kelimelerle değil, enerjilerle konuşurum. Her kitap bir frekans, her cümle bir işarettir benim için. Nova Mira sadece bir isim değil — ruhun okuma rehberidir. Benim yolum; akılla değil, yürekle, sezgiyle, şefkatle çizilir. Şems’in dediği gibi, her ruh bir aynadır; ben o aynalardan ışığı toplamayı öğreniyorum..
öneri ile okudum okuduklarımın arasına koymaya utanıyorum okuduğum en saçma boş kitap

sevgiyi nefrete dönüştürenler utansın baba

"kırkıncı kural" dedi tane tane konuşarak. "aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! ayrımlar ayrımları doğurur. aşk'ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. başlı başına bir dünyadır aşk. ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde."

Aşk mesafe yüzünden ölmez. Şüphe yüzünden ölür!

hayat ne tuhaf!
..