Aşkın ilk heyecanından kuşkuya, kıskançlıktan yakınlık arzusuna uzanan ruh hâlleri Aşk Üzerine'nin düşünsel haritasını oluşturur. Alain de Botton, yoğun duyguları yalnız kişisel itiraflarla açıklamak yerine onların ardındaki beklentileri ve çelişkileri felsefe ile edebiyatın soruları eşliğinde inceler.
Aristo ve Marx, ilişkinin değer ve ihtiyaç boyutlarına farklı açılar sunar. Nietzsche ile Wittgenstein benlik, dil ve yorum sorunlarını düşünmeye yardım ederken Tolstoy ve Stendhal aşkın anlatılarda aldığı biçimleri genişletir.
Bu isimler bir otorite listesi olarak kullanılmaz. Her biri, âşık olmanın tanıdık fakat açıklaması güç anlarını başka bir kavramla aydınlatan rehber işlevi görür. De Botton'ın hınzır ve gerçekçi tonu, romantik idealleri bütünüyle reddetmeden onların gündelik davranışlarla çatıştığı noktaları açar.
Çalışmanın odağında aşkı kusursuz bir mutluluk vaadi saymak değil, ona eşlik eden zorlu ve keyifli deneyimleri anlamak vardır. Duyarlık ile eleştirel mesafe aynı metinde korunur; okur kendi duygularını daha geniş bir düşünce tarihi içinde karşılaştırma olanağı bulur. Kitap, aşk hakkında kesin reçeteler vermek yerine çelişkileri doğru sorulara dönüştüren bir okuma deneyimi sunar.