
Annesinin erken ölümü ve ardından büyüyen özlem, Selim İleri'nin Annem İçin kitabının duygusal merkezini oluşturur. Yazar, Alzheimer hastalığına yakalanan annesini hatırlarken kaybın acısıyla birlikte yaşanan zamanın sevgiyle korunan ayrıntılarını anlatır. Yeniden yayımlama kararı, bu kişisel hatıranın yeni okurlarla buluşması ve annesinin başkaları tarafından da tanınması isteğine dayanır.
Kitabın dili, hastalığın ve ölümün yarattığı boşluğu gösterişli ifadelerle örtmez. İleri, annesine duyduğu sevgiyi ve onu artık yanında bulamamanın ağırlığını içten bir anlatımla paylaşır. Belleğin hastalıkla zayıflaması, yazarın kendi hatırlama çabasına ayrı bir anlam kazandırır. Anlatılan anne portresi kişisel olsa da okurun kendi aile bağlarını ve kayıplarını düşünmesine imkân verir.
Annem İçin, biyografik hatırayı yas, sevgi ve edebî hafıza üzerine yoğun bir anlatıya dönüştürür. Selim İleri, annesini kusursuz bir simgeye indirgemek yerine ona duyduğu özlemin içinden canlı tutmaya çalışır. Kitabın yeniden okura sunulması da unutmaya karşı verilen bu çabanın parçasıdır. Eser, bir insanı kaybettikten sonra sevginin hangi hatıralarda yaşamayı sürdürdüğünü ve yazının kişisel acıyı başkalarının duygularına nasıl açabildiğini gösterir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş