
Annelik rolünün görünür emeği ile kadının çoğu zaman fark edilmeyen yalnızlığı arasındaki mesafe, Annelik Sanatı'nın temel sorusudur. Adem Güneş, eş ve çocuklar çevresinde sürdürülen yoğun ilişkilere rağmen bir kadının sevincinde, ağlamasında ve hayatının farklı dönemlerinde kendini yalnız hissedebileceğini öne çıkarır. Çevresindekiler ondan ilgi, şefkat ve iyileştirici bir yakınlık beklerken verdiği emeğin karşılıksız kalması bu yalnızlığı derinleştirebilir.
Başlık anneliği öne çıkarsa da çalışma eşlere ve çocuklara da seslenir. Bir annenin iç dünyasını görmek, ona gerçekten eşlik etmek ve davranışların ardındaki ihtiyacı anlamak ilişkinin merkezine yerleşir. Öfke her zaman saldırganlık değildir; çocukluktan kalan kırılganlıkları örtme çabası olabilir. Kızgınlık ise yorgunluğun ve bunalmışlığın işareti olarak okunabilir.
Güneş, aile üyelerini yüzeydeki tepkiye cevap vermeden önce o tepkinin taşıdığı duyguyu fark etmeye çağırır. Anneler açısından metin, kişinin kendi tutumuna aynadan bakması için bir öz değerlendirme alanı açar. Ailede bakım veren kişiyi yalnız işleviyle değil, eşlik ve anlaşılma ihtiyacı olan özgün bir birey olarak görmeyi önerir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş