
Fuat Sevimay’ın Anarşik romanında Kürdan lakaplı Mahmut’un cenazesi kaldırılırken imamın küçük bir kuşkusu bütün törenin anlamını değiştirir. Mezara indirilen kişinin gerçekten Kürdan olmayabileceğini fısıldaması üzerine cenazede bulunan tanıklar sorgulanır. Yedi kişinin verdiği ifadeler gerçeği açıklamak yerine olayları daha da karmaşık hâle getirir. Kürdan ölmediyse tabuttaki kişinin kim olduğu, imamın cenaze namazında “er kişi niyetine” yerine “hatun kişi niyetine” demesinin bir dil sürçmesi mi yoksa bildiği bir şeyin işareti mi olduğu araştırılır. Kürdan’ın zaman zaman ortadan kaybolması da şüpheleri besler. Anarşik, bu kimlik bilmecesini İzmir’in sanayi sitesi ve arka sokaklarında hareketli bir takibe dönüştürür. Ustalar, kamyon şoförleri, hayat kadınları, muhabbet tellalları, patronlar ve kabadayılar soruşturmanın çok sesli tanıkları olur. Sevimay, her anlatıcının kendi çıkarı ve bakışıyla şekillenen ifadelerini mizahın kaynağı olarak kullanır. Neşeli maceranın altında, sert ekonomik düzen karşısında sıradan insanların çaresizliği ve hayatta kalmak için geliştirdiği yollar görünürdür. Kürdan’ın peşindeki arayış, tek bir ölümün gerçeğini bulmaktan çıkarak mahalle ilişkilerini, güvensizliği ve sistemin kenarında yaşayanların birbirine anlattığı çelişkili hayatları açığa çıkarır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş