
Gazeteci Will Farnaby, Aldous Huxley’nin Ada romanında eşini kaybettikten kısa süre sonra görünüşte bir deniz kazası sonucu Pala kıyılarına sürüklenir. Pasifik Okyanusu’ndaki bu ada, yüz yirmı yıldır gözlerden uzakta kendi toplumsal düzenini geliştirmiştir ve zengin petrol kaynaklarına sahiptir. Will başlangıçta Pala’ya belirli bir amaçla gelmiştir; fakat adanın sakinleriyle tanıştıkça hem bu amacı hem de dış dünyanın ilerleme anlayışını sorgulamaya başlar. Çocukların birden fazla aile tarafından yetiştirilmesi, geçmiş travmaların etkisinden kurtulma yolları ve Batı bilimi ile Doğu felsefesinin birlikte kullanılması Pala’nın gündelik hayatında karşılık bulan temel fikirlerdir. Ada halkı, askerî güç ve yayılmacı politika olmadan var olmanın mümkün olduğuna inanır. Bu düzen kusursuz bir kaçış hayali gibi sunulmaz; petrolün jeopolitik değeri, dinî fanatizm ve dış güçlerin baskısı ütopyanın kırılganlığını sürekli hatırlatır. Ada, Cesur Yeni Dünya’nın karanlık gelecek tasarımına karşı insanın sınırlarını ve potansiyelini anlamaya dayalı farklı bir ihtimal kurar. Huxley, Will’in kişisel kaybı ile Pala’nın politik tehdidini aynı anlatıda buluşturarak iyi hayatın bireysel aydınlanma kadar eğitim, dayanışma ve toplumsal tercihlerle de ilişkili olduğunu araştırır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş