Açlık

Açlık

Knut Hamsun

Yayıncı
Can Yayinlari
Sayfa
200
Dil
Türkçe
Yayın yılı
1990

Özet

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 167 p. Nobel ödüllü Knut Hamsun'un basyapiti Açlik; dönemin acimasizligina kalemiyle direnen bir entelektüelin onur mücadelesini Danimarkali yazarin sarsici diliyle aktariyor. "Hâlâ masum ve onurlu bir insan oldugumun bilinci beynime vuruyor, prensip ve kisilik sahibi olmak içimi olaganüstü duyguyla dolduruyordu. Batan gemi enkazlarinin yüzdügü çamurlu insanlik denizinde bembeyaz parlayan bir deniz feneriydim ben. Tek ögün doyacagim diye baska birinin malini rehin vermek, o parayla yiyip içip lânetlenmek, ruhumu, onurumu lekelemek, kendi gözümde alçak olmak, gözlerimi kendimden kaçirmaya mecbur kalmak mi? Asla! Asla!"

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 11 gönderi

Özgür Arslan@ozzzz· 11ay🇹🇷

“‘Lütfen,’ dedim. ‘Köpeğim için bir kemik verir misiniz? Bir kuru kemik, varsın üzerinde hiç et olmasın; ağzına almaya bir şey olsun, kâfi!’ Adam, bir kemik verdi, küçük, mükemmel bir kemik, üzerinde et de vardı biraz; kemiği ceketimin altına soktum. Öyle candan teşekkür ettim ki adam şaşırdı, yüzüme baktı. ‘Bir şey değil!’ dedi. ‘Yoo, öyle söylemeyin!’ diye mırıldandım. ‘Bana büyük bir iyilik ettiniz.’ Sonra, yukarı çıktım. Kalbim küt küt atıyordu.
Demirciler geçidine daldım, tâ içerlerde yürüdüm, bir arka avluda, harap bir kapı önünde durdum. Dört bir yanda hiç ışık görülmüyordu; dört bir yanım karanlıktı mükemmel; kemiği kemirmeye başladım…

6
sidar_engineer@sidarkaya· 11ay🇹🇷

harika bir kitap...

5
martin eden@ogretmeninkitapligi· 11ay🇹🇷

“Hayır dedi. Sadece, hayır. Ne bir açıklama, ne de başkaca bir söz.”

3
martin eden@ogretmeninkitapligi· 11ay🇹🇷

“… istifimi bozmadan, uluorta yalan söyledim, içtenlikle yalan söyledim…”

3
Robert Garcia@siyahadamm· 8ay🇹🇷

tanrıya gittikçe daha çok hırslanıyordum. ıstırap çektirmekle, karşıma engel üstüne engel çıkarmakla beni kendisine yakınlaştıracağını, yola getireceğini sanıyorsa aldanıyordu; bunu ona temin edebilirdim. inadı karşısında ağlamaklı, başımı göğe kaldırarak bunu ona, sessizce ilk ve son defa söyledim

2
martin eden@ogretmeninkitapligi· 11ay🇹🇷

Mahvoldum! diye mırıldandım. Baylar, bayanlar, ben mahvoldum!

2
martin eden@ogretmeninkitapligi· 11ay🇹🇷

Kendimde değildim artık, saçma sapan bir-iki şey söyledim, güldü sözlerime…

2
martin eden@ogretmeninkitapligi· 11ay🇹🇷

Ben kendimi beğenmiş değildim zerre kadar; günümüz insanları içinde kendini en az beğenenlerden birinin de kendim olduğumu rahatça söyleyebilirdim...

2
kdrrsdsasfasd@ksjdhad· 11ay🇹🇷

Bulutsuz, berraktı gökyüzü; benim de gönlüm gölgesiz...

1
martin eden@ogretmeninkitapligi· 11ay🇹🇷

Ben kendimi beğenmiş değildim zerre kadar; günümüz insanları içinde kendini en az beğenenlerden birinin de kendim olduğumu rahatça söyleyebilirdim...

1
Gizem Kaya@gizmos· 2ay🇹🇷

Kitabı okurken sürekli bir şeylerin değişmesini, yazarın yaşadığı sefaletin sona ermesini bekledim. Bir insanın onurunun ve gururunun hayatındaki her şeyin önüne geçebilmesi bana oldukça şaşırtıcı geldi. Yazar, kendisini düşünmek yerine sürekli çevresindeki insanlara yardım etmeye çalışıyor. Bu kadar zor şartlar altında bile kimseden yardım istememesi ve gururundan ödün vermemesi beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Kitabı okurken yazarın açlık hissini adeta onunla birlikte yaşıyorsunuz. Özellikle bakkal çırağıyla yaptığı son konuşma beni çok etkiledi. Suçsuz olduğunu bilmesine rağmen çırağa ağır sözler söylemesi, aslında gururunu kaybetmediğine önce kendisini inandırmaya çalışma çabasıydı. Bu sahne, karakterin yaşadığı iç çatışmayı çok iyi yansıtıyordu. Kadınla ilgili bölümün ise bu şekilde bitmesini istemezdim. Kitabın sonunu hiç beğenmedim. Keşke üzerinde çalıştığı romanı tamamlayabilseydi ve emeklerinin karşılığını görebilseydi.

0

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?

Uygulamada oku

Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş

Uygulamayı indir